Muğla
BIST10.641
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BTC/USD103068.33
Prof. Dr. Kemal Kocabaş

Prof. Dr. Kemal Kocabaş

Mail: kemal.kocabas@deu.edu.tr

FİZİK NASIL KURTULUR ?

Yıllık izindeyim, havalar da çok sıcak… Temmuz ayı sonunda 2013-ÖSYS yerleştirme sonuçları açıklandı. Çalışmakta olduğum DEÜ-Fen Fakültesi Fizik Bölümüne kaç öğrencinin yerleştiğini merak ederek   YÖK’ün internet sayfasında verilen tabloları inceledim. Tüm bu incelemeler sonucunda yazının başlığı ortaya çıktı… Bizim üniversitenin fizik bölümüne verilen 28 kontenjana 8 öğrenci yerleşmişti… Geçen yıl bu rakam 65 kontenjana karşılık 4 idi. Üniversitemizin İlahiyat Fakültesi yerleştirme sonuçlarına  baktığımda birinci ve ikinci öğretime toplam 410 öğrenci yerleşmişti. Boş yoktu.  Ülke geneline baktığımda son  dört  yılda fiziğe yerleşen öğrenci sayısı 4500’den sırasıyla 1500, 550 ve bu yıl da 300 civarındaydı. İlahiyat Fakültelerinde ise  sayı son dört yılda 1500’den yaklaşık 15 bine çıkıyordu… Bu önemli bir sonuç.  Bir trenin makas değiştirmesi gibi… Sonuçlar; çocuklarımızın  temel bilimlerden,  ülkenin  düşünsel anlamda akıl ve bilimden uzaklaşmakta olduğunu  göstermesi anlamında çarpıcıydı.  2012 yılında ilk yerleştirmelerde boş kalan kontenjan sayısı 80.228 iken bu sayının 2013 yılı için 109.189'a çıktığı,     Devlet üniversitelerindeki boş kalan kontenjan sayısının da  51.321'den75.778'e çıktığı YÖK web  sayfasındaki istatistiklerden anlaşılmaktadır.
Diğer üniversitelere baktığımızda tüm İlahiyat Fakültelerinin kontenjanlarını tümüyle doldurduğu görülmektedir. Fizik Bölümleri penceresinden baktığımızda  Bolu İzzet Baysal Ün. 21/4,  Antalya Akdeniz Ün. 21/7,  Anadolu Ün. 21/9, Ankara Ün. 21/19, Erzurum Atatürk Ün. 21/0, Balıkesir Ün. 21/2, Manisa Celal Bayar Ün. 21/0, Sivas Cumhuriyet Ün. 21/0, Çanakkale Onsekiz Mart Ün. 21/1, Adana Çukurova Ün. 21/4, Ege Üni. 31/23, Kayseri Erciyes Ün. 21/3, Harran Ün. 21/0, Eskişehir Osmangazi Ün. 21/4, Fırat Ün. 21/1, Gazi Ün. 21/13, Muğla Ün. 21/0, İzmir Yüksek Teknoloji Teknoloji Ün. 36/17, Gebze Yüksek  Teknoloji  Ün. 21/7, Pamukkale Ün. 21/0, Uludağ Ün. 31/11, Van Yüzüncü Yıl Ün. 21/3 öğrenci yerleşmiş. Tüm kontenjanlarını dolduran fizik bölümleri ise  Yıldız Teknik Ün. 72/72, ODTÜ 93/93, İstanbul Ün. 82/82 olarak görülmektedir. YÖK  geçen yılki sonuçları değerlendirerek  pek çok  fizik bölümüne bu yıl  kontenjan vermedi.  Çoğu   ikinci öğretimleri kapattı.   Bunun dışında Eğitim Fakültelerindeki Fizik, Kimya, Matematik, Biyoloji öğretmenliklerini, Türk Dili Edebiyatı ve Felsefe Grubu öğretmenliklerini kaldırdı. Tüm bu önlemlere rağmen tablo bu.  Çocuklarımız temel bilimlerden  uzaklaşıyorlar…  Kimya ve biyolojide de benzer gerilemeler görülmektedir.
Sonuçları büyük bir fiyasko olarak değerlendiren Prof. Dr. Adnan Gümüş Yanlış Planlama ve Yapısal Sorunlar Palyatif Çözülemez: Fen Fakülteleri Sorunu”  başlıklı makalesinde  Çukurova Üniversitesi Fen Fakültesindeki yerleştirmeleri İstatistik (2012) 82/82, (2013) ise  82/53,  İkinciÖğretimde ise  (2012)  82/59, (2013) ‘de   72/4  öğrenci yerleşmiştir. Biyoloji (2012) 82/43, (2013) ikinci öğretimi kapatmasına rağmen 62/42 öğrenci yerleşmiştir. Fizik (2012) 93/2, (2013)  21/4  öğrenciyerleşmiştir. Matematik  (2012)  82/82 ve (2013)  62/62, ikinci öğretim (2012) 82/45  ve (2013)’de  41/41 olarak kontenjan düşürerekboşluğu doldurabilmiştir.” değerlendirmesini yapmaktadır. Gümüş yazısında “Aydınlanma, bilim, araştırma veya mezunlarına meslek edindirmede karşılık bulamayan tüm programlar yeniden gözden geçirilmeli, plansız şekilde açılan program, fakülte ve üniversiteler yeniden toparlanmalıdır.” önerisini de yapmaktadır.
Temel Bilimler, bir ülkenin geleceğidir. Bir ülkenin gelişmişliği, bilimsel ve teknoloji üretimi için “Temel Bilimler” yaşamsal önemdedir. Matematik, fizik, kimya ve biyolojideki bilimsel bilgi üretimi,  bilim ve teknolojideki gelişmelerin  temelidir. Temel bilimsiz üniversite ve araştırma düşünülemez. Türkiye pozitif bilimlerden asla kopmamalıdır. Koparsa dünya ülkesi olamaz. Ortadoğu’nun karanlık sularında debelenir.  Ülkedeki genel siyasal atmosfer bilim dışı eğilimler üretiyor. Bu Ramazan ayında  Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde bir doçent kalp cerrahisinde kullanılan malzemelerin “haram materyallerden” yapıldığını öne sürebiliyor, TUBİTAK evrensel-bilimsel  evrim teorisine pencerelerini kapayabiliyor… Bu örnekler pek çok… Son on yılda siyasal iktidarın  eğitimi piyasalaştırdığı, dinselleştirdiği çok açık. İlahiyat Fakülteleri, İmam Hatip Liselerinin kontenjanlarının artması sadece küçük veriler-göstergeler. Siyasal iktidarın bu kontenjanları arttırarak sadece din adamı yetiştirme amacı  olmadığı da ortada. Kamu bürokrasisinin tüm basamaklarında günümüzde yer bulmak için İmam Hatip ve İlahiyat çıkışlı olmanın önemli bir bonservis olduğu gerçeği yadsınamaz. Yoğun, yaygın din adamı yetiştirme  politikalarıyla, Türkiye bilimsel ve teknolojik gelişmelerin yoğun yaşandığı bir dünyada yer alabilir mi? Bu sorunun yanıtı kesinlikle hayırdır… Bir arka bahçe yaratmak, ülkenin geleceğini formatlamak, toplum mühendisliği adına bunlar  yapılıyor.
Ülkedeki eğitim sisteminin niteliğini tümüyle kaybetmesi, nitelikli öğretmenin yetiştirilememesi de bu sonuçların doğmasında önemli parametrelerdir. Bu iki temel problem nedeniyle  liselerde öğrenciler yoğun bir şekilde fen bilimlerden kaçmaktadır. Orta öğretim,  öğrencilerde  temel bilimlere yönelik  farkındalık yaratamamaktadır. YÖK’ün yanlış planlamaları, popülizm, artan vakıf üniversiteleri sayısı, mutlak gelecek kaygısı bu sonuçları doğurmaktadır.  O nedenle üniversiteler ve YÖK bu konuda çok acil, radikal önlemler alarak bu sorunun çözümünü aramalıdırlar. Temel bilimler ve fizik doğayı anlamayı, doğa-madde ilişkilerini deneyle, gözlemle sistematik bilgiye dönüştürmeyi amaçlar. Hep “neden, niçin, nasıl” sorularını sorar. Bu soruların sorulmadığı bir ortamda bilim olamaz. Sorun yaşamsaldır. Eğitimin tüm süreçleri tekrar tekrar irdelenerek, okullardaki niteliği arttırarak, temel bilimlerden  mezun öğrencilere AR-Ge’lerde iş olanakları üreterek, pozitif ayrımcı istihdam politikalarıyla sorunun çözümü tartışılmalıdır.  Bu kez  Asiye  için değil fizik için  “Fizik nasıl kurtulur?” sorusunu sormalıyız. 
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar