Takvimler değişirken kilometrelerce uzaktan kaleme alınmış birkaç satırı okumak birlik ve dayanışma hissini canlı kılıyor. İtalyalı vegan mektup arkadaşım mektubunda yeni yıl dilekleriyle birlikte, onlar için özel olan geleneksel bir yeme ritüeline de yer veriyor: gece yarısından sonra mercimek yemek. Mektubunda iyi şans getirdiğine inanıldığı için mercimek yemenin İtalya’da yaygın olduğunu bu nedenle gece yarısından sonra genellikle mercimek çorbası tükettiklerini anlatıyor. Madeni paralara benzeyen taneleri nedeniyle yeşil mercimeğin şansla ilişkilendirilmesi, Antik Roma dönemine kadar uzanırmış. Antik Roma’da yeni yılın ilk günlerinde içi mercimek dolu küçük keseler hediye edilirken zamanla bu sembolik hediyeleşme geleneği, yeni yıl sofralarında mercimek yeme ritüeline dönüşerek mutfak kültürünün bir parçası hâline gelmiş.
Mektupta yeni yılın ilk gecesi için çorba haricinde mercimekle yapılan yeni bir tarif bulup denediğinden bahsediyor. Hayvansal salgı içermeyen ve çok lezzetli olduğunu yazdığı bu yemeğin ismi Vegan Wellington. Suda pişirilen mercimekler soğumaya bırakıldıktan sonra soğan, havuç, sarımsak ve mantarlar hafifçe sotelenip baharatlarla tatlandırılıyor ardından mercimek ve vegan galeta unu karıştırılarak iç harç hazırlanıyor. Bu harç, vegan milföy hamuruna sarılıyor, üzerine vegan süt sürülerek fırında pişirilmeye bırakılıyor. Bu mercimekli tarif geleneksel yeni yıl ritüelini sürdürülebilir kılarken etik vegan mutfağın yaratıcı ve lezzetli yönünü de gözler önüne seriyor.
Etik vegan bir yaşamı inşa ettiğimiz deneyimlerimizi ve fikirlerimizi paylaştığımız mektup satırlarından, yeni yıl sofralarına uzanan bu süreçte mesafeleri aşan bir dayanışma kuruluyor. Farklı ülkelerde ve kültür ilişkilerinde yetişmiş olsak da şans ve bereketi önemsiyor olmanın da ötesinde ortak bir mücadele alanında rastlaşabildiğimizi görmek ne kıymetli bir mesele! Bu paylaşımlar, uzak mesafelere rağmen ortak değerler etrafında bir araya gelmenin önemini bir kez daha hatırlatıyor.
Gece yarısından sonra mercimek yemenin yıl boyu bize şans getirip getirmeyeceğini kesin olarak söylemek güç ancak hayvanlara zarar vermeyi reddetmek ve yaşamlarını köleleştirmemek adına veganlığı etik bir tutum olarak benimsemenin tutarlı bir yaklaşım olduğu oldukça net. Yalnızca yeni bir yılı karşılarken değil tüm yıl boyunca sofralarımızda lezzete olduğu kadar empati ve adalete de yer vermek kıymetli. Belki de yıl boyu ihtiyacımız olan şans değil, empati ve adaleti geliştirecek olan özneler olduğumuz sorumluluğu ile yüzleşmemizdir. Sokaklardan tabaklara, şiddetin her türlüsünü reddettiğimiz bir yıl olması dileğiyle…
Vegan Wellington Tarifi
Malzemeler:
• 250 g kuru mercimek (veya 500 g pişmiş)
• 1 doğranmış soğan
• 2 doğranmış havuç
• 200 g doğranmış mantar
• 2 diş ezilmiş sarımsak
• 2 yemek kaşığı zeytinyağı
• 1 tatlı kaşığı kuru kekik
• 1 tatlı kaşığı tütsülenmiş kırmızı biber
• 2 yemek kaşığı soya sosu
• 50 g vegan galeta unu
• 1 adet vegan milföy hamuru
• Vegan süt (üzerine sürmek için)
Hazırlık:
Mercimekleri kaynar suda yumuşayıncaya kadar pişirin ve soğumaya bırakın. Soğan, havuç, sarımsak ve mantarları zeytinyağında soteleyin, baharatlarla tatlandırın. Mercimek ve sebzeleri galeta unu ile karıştırın, harcı milföy hamuruna sarın ve üzerine bitkisel süt sürün. Önceden 200°C’ye ısıtılmış fırında 25–30 dakika pişirin.
Afiyetle ve sağlıkla…























Yorum Yazın