İKTİDARIN 2,5 YILDIR UYGULADIĞI 'KEMER SIKMA' PROGRAMIYLA UYUMLU 2026 BÜTÇESİ, 8 ARALIK’TAN BU GÜNE KADAR GÖRÜŞÜLEREK KAVGALAR EŞLİĞİNDE KABUL EDİLDİ!
İktidarın 2,5 yıldır uyguladığı “Kemer Sıkma” programıyla uyumlu 2026 bütçesi, 8 Aralık’tan bu güne kadar aralıksız Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülerek kabul edildi.
Ücret ve maaşlar tırpanlandı. “Tasarruf” söylemleriyle sosyal harcamalar kısıldı. İşçi, köylü, kadın, genç ve çocuk için yine para yok. Faizciye, müteahhide, patrona kıyak bütçe.
2026 bütçesi, emekçiden ve çalışandan alınarak sermayeye verilecek. 2026 yılı için Asgari Ücret Komisyonu 2. toplantısını da yaptı ancak hâlâ belirsizlik sürüyor. Türk-İş Konfederasyonu toplantıya katılmayacağını açıkladı ve katılmadı. İlk toplantı günü kapalı bir zarf içinde toplantıyla ilgili olduğu tahmin edilen bir yazı verildiği duyuruldu. Ancak içeriğe ilişkin hiçbir bilgi paylaşılmadı. 2026 yılında asgari ücret ve maaş artışlarının enflasyonun altında kalacağı, vergi yükünün ise artacağı öngörülüyor.
Yaşlılık, engelli, dul-yetim aylıkları ve aile yardımları daraltılacak. Müteahhitlere 238 milyar TL içeren cari transferler ayrılacak. Kamu-özel işbirliği kapsamında yapılan yol, tünel, havalimanı gibi yatırımlar için milyarlarca lira ödenecek. 16 milyon emekli için SGK’ye 1.8 trilyon TL, bir avuç faizciye ise 2.7 trilyon TL aktarılacak.
Milyonlarca çiftçinin tarım desteği milli gelirin yalnızca binde 2’si kadar olacak. Saray için harcanan günlük para 58 milyon TL. Kadının güçlendirilmesi için ise sadece 51 kuruş ayrılıyor. “İstisna-muafiyet-teşvik” başlıklarıyla 3.6 trilyon liralık vergiden vazgeçilecek. Okullarda tek öğün yemek ve çocuk işçiliğiyle mücadele için bütçede tek kuruş kaynak yok.
Bu bütçe, sermayeye kıyak; emekçilere ise vergi yükü getiriyor. TBMM’de faiz ödemeleri yüzde 40 artışla 2.7 trilyon TL’ye çıkıyor. Sermayeye 3.6 trilyon TL vergi avantajı sağlanırken halkın vergi yükü artıyor.
2026 bütçesinde en büyük artış gösteren harcama kalemi sermaye transferleri oldu. Bu kalemle, özelleştirme tehdidi altındaki ve Varlık Fonu bünyesindeki KİT’ler (ÇAYKUR, THY, VakıfBank, BOTAŞ) fonlanacak. En yüksek ikinci artış ise faiz giderlerinde gerçekleşti. 2026 yılında faiz giderleri, 2025’e göre 791.6 milyar TL artarak toplamda yüzde 40.6 yükselişle 2.7 trilyon TL'ye ulaşacak. Böylece faiz ödemeleri toplam bütçenin yüzde 14.5’ine yükselecek. (2025'te bu oran yüzde 13.2 idi.)
Siyasi iktidar kemer sıkma programı uygularken Türkiye’yi en yüksek faiz veren ülkeler arasına soktu. 2025 yılında devletin vergi gelirlerinde doğrudan vergilerin payı yüzde 33.8; dolaylı vergilerin payı ise yüzde 65.15 oldu. Devlet, yıl başında şirketlerden toplaması gereken 1.6 trilyon TL kurumlar vergisinin yalnızca 868 milyar TL’sini tahsil edebildi. Yılın ilk 10 ayında taahhütlerin sadece yüzde 53’ü gerçekleşti.
2026’da doğrudan vergilerin bütçe gelirlerinin yüzde 37.2’sini, dolaylı vergilerin ise yüzde 61.69’unu oluşturması bekleniyor. Bütçede 3 trilyon 597 milyar TL vergi avantajı sağlanacak; vergi gelirlerinden vazgeçilerek sermayeye yüzde 19 oranında kaynak aktarılacak.
Kamusal hizmetlerin kısılması - Tasarruf:
Artan faiz ödemeleri uluslararası sermayeye değer transferine yol açarken, karını koruma hedefindeki sanayi sermayesi ücretleri baskılamaya yöneldi. Faiz giderleri pay olarak artarken (+1.27 puan), mal ve hizmet alım giderleri ile sermaye giderleri azaldı. Bu dağılım, devletin personel ve faiz harcamalarına ağırlık verdiğini; yaşlılık, engelli, dul-yetim aylıkları, doğum yardımları ve sosyal güvenlik sistemi dışındaki nakdi yardımların bulunduğu cari transferlerde daralmaya gidildiğini gösteriyor.
2026 bütçesinde cari transferlerin payı yüzde 43.26’dan yüzde 39.93'e düştü. Sağlık Bakanlığı için ayrılan pay 1 trilyon 474 milyar TL oldu ancak resmi enflasyondan arındırıldığında reel büyüme yalnızca yüzde 4. Bütçenin yüzde 63’ü zorunlu personel ve prim ödemelerine gidecek. Kaynağın yüzde 70’i tedavi odaklı hizmetlere ayrılırken, koruyucu sağlık hizmetlerinin payı yüzde 27.54’te kaldı. 18 şehir hastanesini işleten şirketlere 2026’da en az 136 milyar TL kira ve hizmet bedeli aktarılacak.
2026 için Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) bütçesi 1 trilyon 943 milyar TL. Bunun yüzde 83’ü maaş, prim vb. zorunlu giderlere ayrılacak. Geriye yalnızca 331 milyar TL kalıyor. Çocuklara bir öğün ücretsiz yemek yine bütçede yok. MEB bütçesinin toplam içindeki payı 2017’de yüzde 13.7 iken 2026’da yüzde 11.2’ye geriledi. Uluslararası standart olan yüzde 12'nin de altına inildi. Bütçenin yüzde 1.98’i dini vakıf ve derneklere aktarılacak.
Bütçe TBMM’de kabul edildi.
Son gün iktidar milletvekilleri ile CHP’li milletvekilleri arasında yumruklu tartışmalar yaşandı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın konuşmasının ardından AKP milletvekillerinin üzerine yürümesi ve eski bakan Varank’ın kışkırtıcı sözleri tansiyonu yükseltti, yumruklu saldırılar yaşandı. Bu görüntüler TBMM’ye yakışmadı. 2026 bütçesi, mecliste yaşanan bu olaylarla tarihe geçti.























Yorum Yazın