Asya Pasifik hakkında birkaç defa yazdım bir defa daha yazmakta yarar var. Her şeyden önce Batı ittifakı Asya pasifik devletlerin üzerindeki emellerini yirmi birinci yüz yıla bıraktığı anlaşılmaktadır. Ancak bir şeyi unutmuş gibi görünüyor artık yirminci yüz yılın koşulları yok çünkü ÇİN aldı başını gidiyor. Demokratik değil çalışma hayatı, mülkiyet hakkı ve İnsan hakları bakımında istenilen seviyeye ulaşmamış olabilir, ancak Almanlarla yaptığı yüz eli yıllık teknik ve ticaret işbirliği antlaşmalar neticesinde hem teknolojisini geliştirmeye hem de ürettiği mal ve hizmetleri dünya pazarına ulaştırmak ve satmak için kısa zamanda çok yol almıştır.
ABD ve AB Suriye’ye saldırması Suriye Devlet yetkilileri tarafından Rusya’yı ülkelerine davet etmesi ise Rusya’nın sıcak denizlere inmek için bin yıllık hayallerini gerçekleştirmek yolunda hayli mesafe kat etmiştir Suriye ve Türkiye gibi Ülkelerde Askeri üs kurmasına sebep olmuş, Rusya’nın bu karlı durumunu gören batılılar Ukrayna yı Rus yaya kışkırtmıştır. Batılılar NATO bütün silahlarını Ukrayna emrine vermelerine rağmen yine de başarılı olamamışlardır. Günün sonunda batılılar çekilecek Ukrayna yalnız kalacak Rusya da istediği gibi oynayacak tarih boyunca hep böyle olmuştur. Suriye topraklarında Rusya yüz yıl daha kalacak gibi görünüyor. Bunun sebebi Atlantik paktıdır.
Hindistan ise çağa ayak uydurmada hayli yol kat etmiş bilhassa Bilgi işleme depolama, satma ve yazılım alanında dünya birincisi sayılacak kadar ilerleme kat etmiştir ve aynı zamanda Dünya’ya bilgi ve beyin gücü ihraç etmektedirler.
İran ise ABD’ nın eli yılık ambargosu karşısında hayata kalma basiretini göstermiş. Birçok AB ülkeleri bu ambargoya çoğu zaman uymamışlar; böyle bir durumda olan İran Basra körfezinden çıkmak ve açık denizlere açılmak için büyük çaba göstermektedir. Bunu Çinin üzerinden sağlayabileceğini biliyor ve bu yolda devam ediyor. Çünkü büyük denizlerde hakimiyetin yoksa dünyada sözün geçmez; İran bunu başaracak’ mı zaman gösterecek.
Şimdi gelelim Asya pasifik coğrafyasında beklenen tehlikeye bir bakalım bu coğrafyada 51 ülke yaşamaktadır tarih boyunca Avrupalılar gibi bir birliktelik yaratmamışlardır. Her hangi bir ortaklık arayışında bulunamamışlar ve ortak kültür yaratamamışlar. Ancak Asya nın geçmişinde Dünya düzeni Devletlerarasında dengeyi değil mevcut düzeni sağlayabilmişler bu durum hiçbir zaman birleştirici olmadığı gibi birlikte hareket etmeyi de sağlayamamıştır. Çin ise Tarihin her devrinde çevre ülkelerde fetih etmeği değil girdikleri ülkelerde toplumu dönüştürme yoluyla genişlemiştir.
Çin ve Japonya Uzakdoğu halklara Pazar antlaşmaları kabul ettirmiş; ancak ticaretlerini haraç olarak etkin hale getirmişler. Uluslararası ağa babası Çin olduğu gören konfüçyüsün söylem ve kavramlarına saygı gösteriyorlar.
Avrupa’nın tersine Asya’da hemen hemen her Devlet var olan kendi kuvveti ile hareket eder, yükselişte olduğuna inanır. Ama hak ettiği saygıyı dünya tarafından teyit edilmediği kanaatindedir. Yirminci yüzyılda Atlantik merkezli kurulan küresel düzen Asya – Hint – pasifik merkezli bütün meseleleri yirmi birinci yüzyıla bırakması; artık tek kutuplu dünya olmadığı çok kutuplu yeni dünya düzeni ortaya çıktığı. Atlantik paktına meydan okumakta olan Asya pasifik Ülkeleri kendilerini yeni Dünya’ya çok çabuk his ettirmiştir. Geçmişte olan küresel kapsayıcılık ve barışçıl politikalardan hızla uzaklaşmış sistematik bir kamplaşma evresine girmiştir. Çinin Bulunduğu coğrafyada etrafındaki Devletlere liderliğini şartsız talep etmekte özelikle Tayvan ve güney Çin denizinde cereyan eden egemenlik sorularında diğer ülkeleri muhatap bile almamakta.
Çin ilk defa egemenlik iddialarını komşu ülkelerin ötesine bir başka kıtaya taşımaktadır. Gelecek günler ne getirecek zaman gösterecek.
Çinin geçmişte 1962 yılında Hindistan’ın doğusunu işgal etiği gibi. Çinin yeniden toprak talebi olmaması için Hindistan ABD ye yakınlaşmıştır. Asıl tehlike buradadır. ABD Bunu fırsata çevirecek daha çok Asker bulundurmaya çalışacaktır. Böyle bir yapının oluşması Asya pasifik coğrafyası için hiç hayırlı olmayacağa benziyor. Çünkü dünya bunu Vietnam’ da gördü yeniden denemeye gerek olmaması Hindistan halkın yararına olur kanaatindeyim























Yorum Yazın