Ayı artık adamın evinin eşiğinden ayrılmıyordu. Konu komşusu uyardı adamı: “Ayıdan dost olmaz. Ahmak dosttansa akıllı düşman olsun. Başına bir bela geleceğinden endişe ediyoruz. Defet gitsin!” Lâkin adam artık ayının bağlılığını gördüğü için farklı düşünmeye başlamıştı. Bu yüzden, “Beni kıskanıyorlar. Onun gibi güçlü bir yardımcım olduğu için çekemiyorlar” diye düşündü ve uyarıları dikkate almadı.
Günlerden bir gün, ormana odun kesmeye gitti. Tabii ayı da yanındaydı. Adam hayli çalıştı, ağaç kesti, istifledi, yorulunca da soluklanmak üzere bir ağacın gölgesine uzandı. Ayı da yanına çöktü. Biraz sonra bir sinek gelip adamın yüzüne kondu. Ayı, efendisine iyilik olsun diyerek sineği kovdu. Sinek kaçtı, fakat az sonra yine kondu. Ayı yine kovdu, sinek yine kondu. Derken ayı kızdı ve sineği öldürmekten başka çare olmadığını düşündü. Koşarak gitti. İri yassı bir taş kapıp geldi. Olanca gücüyle adamın yüzüne indirdi. Başından ağır yaralanan adam oracıkta öldü. Dostlarının dinlememenin cezasını hayatıyla ödedi.
Sevgili okurlar, okuyunca kendimce bir ders çıkarttım. Ayıyı ABD’ye, Adamı Türkiye’ye, Yılanı Ortadoğu ülkelerine ve sineği de NATO silahına benzettim. Adam iyi niyetli gibi görünse de bir kötülüğe daha doğrusu kötüye hizmet ettiğinin farkında değil. Suriye konusunda tuzağa düşürülmüş bir ülkeyiz. Orta Doğu’da (B.O.P.) eş başkanlığına soyunanlar, yaptıkları yanlıştan ne zaman dönecekler bakalım. Kendi iç sorunlarımız dağ gibi yığılı dururken Ortadoğu bataklığının içine çekilmemiz doğru bir politika değildir. Terör sorununu çözemeyen bir ülke, başkalarının sorununu nasıl çözecektir? ABD, bize dost gibi görünse de asıl baş düşmanımızdır.
İyi niyetle yapılan kötülükleri anlatmak için kullanılan veciz bir söz vardır: “Cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir.” O halde, ateşe atılmış bir ülke olarak ABD’nin dostluğunu sorgulamamız gereklidir. En iyisini ben bilirim diyen, politika yapan ülkemizin Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu, muhalefetin uyarılarını dikkate almalıdır. Derhal bu yanlış politikadan vazgeçmelidirler. İnsan her şeyi bilemez.
Akıl, zekâ ve tecrübenin duayeni sevgili Paşamız İsmet İnönü’nün, “Büyük devletlerle ülkemizin dostluğu, ayıyla aynı yatağa girmeyi göze almak” diye bir tarihi açıklaması vardır.
Günümüz siyasetçileri, eskilerin uyarılarını niye dikkate almazlar acaba diye de düşünüyorum! Hikâyede kişi tecrübesiz olduğu için zekâsını kullanamıyor. Umarız, ülkemiz de, içinde yaşadığımız bu zor günlerden en kısa zamanda geçmişten ders alarak kurtulur.
Emperyalistlerin Ortadoğu’daki oyunu geri teperse ülkemiz bundan kârlı çıkar. Gelecekte sıranın hangi ülkeye geleceğinin konuşulduğu bir ülke olmaktan çıkmalıyız.
ABD’nin dostluğu sorgulanmalıdır. Sevgili Paşamızın ruhu şad olsun. Bu ülkenin, senin gibi siyasetçilere ihtiyacı var. Seni özlüyoruz…






















