Muğla
BIST10.641
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BTC/USD103068.33
Sakin KOŞAR

Sakin KOŞAR

Mail: sakin@demecgazetesi,com

“Ben Bilmen, Buban Bilir!..”

 Bu meşhur söz; bizim gariban, cahil, ama üretken Anadolu kadınlarımızın sözüdür!.. Belki sizler de, tıpkı benim defalarca duyduğum gibi, eli öpülesi analarınızdan bu sözleri defalarca duymuşsunuzdur, kim bilir?
 Seçim zamanı gelir, ben anamın yanına gider, hangi partiye ve hangi adaya oy vereceğini sorarım; bana hemen “Ben Bilmen, Buban Bilir” derdi…
Bir gün doğum tarihini sordum? Bir başka gün, babamla ne zaman ve kaç yaşında evlendiklerini sordum; rahmetli bana yine “Ben Bilmen, Buban Bilir” demişti…
Haa, bu gariban ve hamarat anam şunları çok iyi bilirdi: Misafir nasıl ağırlanır? Evdeki  5 çocuk nasıl beslenir de büyütülür? Biri hasta olduğunda, ilk neler yapılır? Tütün işleri ve 6.500 M2'lik avludaki hayvanlar nasıl beslenir? Çardak ve damlardaki 13 tütün ortağımız ailelerle nasıl işler yürütülür, bunları çok iyi bilirdi…
1960'lı yıllarda bir gün, Göktepe'de çok büyük bir orman yangını çıkmıştı… Günlerce bu yangın söndürülemedi. Tabii ki o yıllarda şimdiki gibi ne helikopterler, ne de yangın uçakları vardı… Her şey insan gücüne bağlıydı… Yatağan köylerinde günlerce pusu kuran ormancı ve jandarmalar, yolda tuttukları herkesi Cemselere atıp, yangına götürüyordu…
Bir gün tütün ortağımız Mehmet Gereme amca hastalandı. Bizimle ortak 15 dönüm tütünü vardı. Rahmetli babam amele bularak, onların tütünlerini işletmeye başladı. Gece vakti pusu kuran ormancılar ve jandarmalar, babamı amele kaldırmaya giderken köy yolunda jandarmalar yakalamışlar. Köyün o zamanki ormancısı Mustafa Yargıç; “İsmail ağabeyi bırakın, bu kişi Bozüyük Köyü'nün birinci azasıdır” demiş. Jandarmalar babamı arabadan indirip bırakırlarken, babam ne demiş biliyor musunuz: “Evet, ben köyün birinci azasıydım ama, dün azalıktan istifa ettim” demez mi?
Tam tütün işlerinin kızıştığı Ağustos ayında, belki komşusu Ormancı Mustafa Yargıç babamı kurtarmak için bunu söylemişti ama, bu kadar dürüst olmanın da bir gereği var mıydı yani? Jandarmalar senin bir gün önce istifa ettiğini nereden bileceklerdi ki?
Babamın bu lüzumsuz dürüstlüğü sonucunda, jandarmalar yeniden onu Cemse'ye bindirmişler ve Göktepe yangınına götürmüşler. 17 gün sonra yangın sönünce, babam rahmetli; fötr şapkasının tepeleri delik, elbiseleri pıntık pıntık, ceplerinde Orman Teşkilâtı'nın verdiği paket helvalar ve birkaç paket 'Birinci Cigarası', zayıflamış bir beden ve isten kapkara bir yüzle eve çıkageldi…
Babamın yakalanıp, yangına götürüldüğü gün, iş başa düşmüştü. Anam, yanmak üzere olan tütünlerin kırılması için, yanına dedem ve kâhyamız Koca Osman'ı alarak her gece amele kaldırıp, bu Mehmet Gereme ortağımızın 15 dönümlük tütünleri yanmadan işletmişti…
Yani, bu Anadolu Türk kadınları, bazen aramızdan çıkıp da ahkâm kesen bazı hainlerin; “Türk ırkı diye bir şey yoktur” demelerine rağmen, bu Osmanlı ve Türk kadınları her zaman mütevazılık göstererek; “Ben Bilmem, Buban Bilir” deseler de, iş başa düşünce her şeyi bilir ve başarırlar… Öyle olmasa idi, özellikle kadınlarımızın büyük katkısı olan ve şu yüce Atatürk önderliğinde, yedi düvele karşı verilen “Kurtuluş Savaşı” nasıl kazanılırdı acaba???
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar