Yerel seçimlere yönelik olarak Muğla’daki adayların belirlenmesinde; üyelerle önseçim yapılması tavrı ağırlık kazanmıştı. Büyükşehir Belediye başkanlığı, ilçe belediye başkanı ve belediye meclis üyelerinin bu önseçim yöntemiyle belirlenmesi konusunda kimsenin pek bir şey diyeceği yoktu… Çünkü doğru olanı buydu. Üyelerle yapılan önseçim; delegelerle yapılan önseçimden daha demokratikti ve parti tabanının en geniş katılımı sağlanacaktı. Aday belirlemede bundan daha iyisi olamazdı. Muğla genelinde bu yöntemin uygulanacağı beklentisi içindeydi herkes…
Bu uygulama, ilk olarak Bodrum’da aksadı. Bodrum da ön seçim kapsamına alınmalıydı. Orada yıllardır bu partinin kahrını çekmiş, çalışmalarıyla partinin gücüne güç katmış olan aday adayları ön seçime girmeli; belediye başkanı adayı ön seçimle belirlenmeliydi… Mehmet Kocadon da ön seçime girmeliydi… Bu atamayla, Bodrum’da kırgınlıkların-küskünlüklerin meydana gelmesi kaçınılmazdır.
Pazar günü; Menteşe, Ula ve Dalaman’da üyelerle ön seçim yapıldı. Fakat buradaki ön seçim sadece belediye başkanı aday adayları için yapıldı; belediye meclisine aday adayı olanlar için ön seçim yapılmadı. Bu da eksik bir uygulamaydı… Ön seçim yapılan yerlerde; belediye başkanı adaylarıyla birlikte belediye meclisine aday olanların da sıralaması belirlenmeliydi. Bu üç yerde belediye meclisi üyeleri sıralaması; mevcut başkan adayına göre şekillenecek ve o başkan adayı da kendisine yakın olan isimlerin seçilebilir noktalarda yer alması için telkinlerde bulanacaktır… Bu ise, başka bir olumsuzluk ve anti-demokratik bir yaklaşım olacaktır.
Belediye meclisine adaylık için başvuran ve değişik belediye başkanı aday adayının çevresinde bulunan kişiler içinde, niteliksel anlamda bulunduğu görevde başarılı olabilecek, 5 yıllık belediye yönetimi sürecinde kent yaşamı ve yönetimine önemli katkılarda bulunabilecek çok sayıda kişinin var olduğuna inanıyorum. Bu önseçime, onların da dahil edilmesiyle; belediye meclisi yapısında dengeli bir dağılım olabilirdi… İl yönetimi; belediye başkan adayı ve meclis üyelerinin ön seçiminin birlikte yapılmasını sağlamalıydı. Bu, CHP il yönetimi açısından bir eksiklikti ve parti içi demokratik tutumun bir ayağı boşta kaldı.
Sırada, başka ilçelerde yapılacak önseçimler var. Bunlardan birisi de, Milas… Milas’ta; Bodrum, Menteşe, Dalaman ve Ula’daki hatalara veya eksik uygulamalara düşülmemelidir. Milas’ta ön seçim olmalı ve belediye başkanı aday adayları ile belediye meclisi aday adaylarının ön seçimi birlikte yapılmalıdır. Ön seçimde, belediye meclisine aday adayı olanların dışarıda bırakılması, çok yanlış bir uygulama olacak ve demokratik anlayışıa ters düşen bir yaklaşımı ortaya koyacaktır. Belediye başkanı adayına göre belediye meclisi yapısının şekillendirilmesi; parti içi dinamiklere zarar verecek, bazı kırılmalara, tepkilere ve nötrleşmelere neden olacaktır.
Önseçim herkes için bir güven oylamasıdır veya bir güven tazeleme durumudur… Ön seçimden çıkarak aday olmak; bir belediye başkanı açısından örgüt desteğinin arkasında olduğunu hissetmek, 5 yıllık görev süresince daha rahat görev yapılmasını ve o kişinin görevinde daha başarılı olmasını sağlar… Ön seçimden çıkmak, önemli bir motivasyon unsurudur.
Büyükşehir’de de ön seçim olmalı, tüm aday adayları önseçime girmelidir...
Önseçimin yapılması parti tabanında birlik ve bütünlüğü sağlar; kaybeden aday(lar), kazananın yanında yerini alır. Bir atama durumu ise, parti içinde yeni sorunların doğmasına ve kırılmalara yol açar… Buna meydan verilmemelidir!..






















