Muğla
BIST10.641
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BTC/USD103068.33
Nevzat Çağlar Tüfekçi

Nevzat Çağlar Tüfekçi

Mail: nevzat@demecgazetesi,com

CHP, ULUSALCILAR VE LİDERLİK…

 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçiminde, Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan'a karşı sağlanan siyasi ittifakın, istenilen sonucu doğurmaması üzerine, CHP'de, 'Ulusalcılar' olarak bilinen grup, kurultay çağrısı yaptı. Her seçim yenilgisi sonrasında kurultay çağrısı yapmak, lider değişikliğini savunmak bir çözüm müdür? Lider ve yönetim değişmiş olsa, CHP'de her sorun çözülecek, CHP şaha mı kalkacak?
 
CHP'nin yetkili ağızları, seçim kaybını, tatilcilere ve sandık başına gitmeyen partililere bağladı. CHP ve MHP ittifakı, 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçiminde, yerel seçimlere göre yaklaşık 5 milyon eksik oy aldı. Bunun 1.5 milyonunun MHP'den Erdoğan'a kaydığı söyleniyor. Kalan 3.5 milyon CHP seçmeninin, ya sandığa gitmediği ya da bir kısmının HDP adayı Demirtaş'a oy verdiği belirtiliyor.
 
CHP'den sandık başına gitmeyenleri suçlamak ve yargılamak yerine, onların bu siyasi tavrına saygı duyulmalı ve bundan ders çıkarılmalı. Ekmelettin İhsanoğlu kazansa bile, onun Abdullah Gül'den bir farkı olmayacağını, aynı siyasi kökten ve düşünceden gelen İhsanoğlu ile Erdoğan'ın uyumlu bir tablo ortaya koyacaklarını düşünüyorlardı. Lider buyruğuna rağmen İhsanoğlu'na oy vermemek, bir siyasi sorumluluk ve ilkelerden ödün vermeme anlamına geliyordu onlar için.
 
Demirtaş'a oy veren CHP'li seçmen ise; bana ters gelen muhafazakâr birisine oy vereceğime, söylemleri ve davranışları tıpkı bana benzeyen, benim anladığım dilden konuşan, benim özlemlerimi dile getiren sol duruşlu birisine oy vermek; benim için daha doğru bir tercih olacaktır düşüncesiyle davranmıştır.
 
Burada yapılması gereken CHP genel başkanının özeleştirisini vermesi ve bu bağlamda partinin kimliğine ilişkin sol bir strateji belirleme için çalışmalara başlanılmasıdır. CHP anlık başarılar yerine, kendi içinden adaylar çıkararak seçimlere girmelidir. Parti kadroları kavanozda  veya saksıda yetişmeyecek.
 
Ulusalcı grubun, lider değişikliği isteğini doğru bulmuyorum. Başarı, kişilere endeksli değildir. Partinin bir siyasi kimliği olacak, bu kimliği ve düşünce sistemini savunabilecek, geliştirebilecek lider ve kadrolara ihtiyaç var. CHP'nin şu anda ihtiyacı olan şey; sol-sosyal demokrat siyasi bir kimliktir.
Partinin, seçim kazanacağız diye sağa açılması, sağ ve muhafazakâr kimlikli kişilerin aday gösterilmesi, partiye zarar veriyor, partiyi eritiyor. CHP, kendisi olduğu zaman, sol ve sosyal demokrat politikaları savunduğu zaman gelişip güçlenebilecektir. Türkiye'nin her geçen gün sağa kaydığı ve muhafazakârlaştığı bir süreçte, sol umudu yeşertecek ve canlı tutacak, ülkenin sağa kayması/muhafazakârlaşması sürecinde fren görevi görecek güçlü bir sol siyasi oluşuma ihtiyacı var. Bu, CHP olabilir ve o olmalıdır. CHP kendisine, sağ müttefikler yerine, sol müttefikler yaratmalı ve Kürtlerle barışmalıdır!..
 
Parti içindeki ulusalcılar için de bir-kaç söz. Klasik ve geleneksel, tek parti döneminin söylemleriyle bu partiyi bir yere götüremezsiniz. Sizden biri değil mi, bana Türkle-Kürdü eşit gördüremezsiniz diyerek şovenlik yapan. Milliyetçi-şoven, statükocu, gelenekçi siyasi görüşlerinizle sizler, bu partiyi ancak baraj altında bırakırsınız. Sizin için bu partinin kurtuluşu, Baykal'ı tekrar partinin başına getirmek mi? Baykal'ın bu partiyi yerinde saydırdığını, baraj altında bıraktığını, CHP'yi Kürtlerden uzaklaştırdığını hatırlamıyor musunuz?
 
Kurtuluş, kişilerde değil, fikirlerde ve düşünce sistemlerinde, ülkenin somut koşullarına uygun geliştirilecek politikalarda…
 
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar