“Gezici Araştırma Şirketi”nin 36 İlde yaptığı son anketlere göre, Meclis’te Grubu Bulunan Partilerin aldıkları oylar şöyle tespit edilmiş: AKP % 41,4… CHP % 27,4… MHP % 19,7… HDP % 8,1… Yukarıdaki duruma göre, iktidar partisi AKP’nin oyları, son seçimlere göre % 15 civarında düşerken, az da olsa muhalefet partilerinin oylarında artışlar olmuş… Yandaş olmayan basın kuruluşlarında bu haberler şöyle yer aldı: “Erdoğansız AKP’nin oyları erimeye başladı…”
Böylesi bir düşüncenin oluşmasındaki en büyük etken de, yakın tarihimizdeki iki olayın rakamsal sonuçlarına bakılarak bu kanaatin oluşmasıydı: 1-Sayın Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanı seçilip, DYP’nin sonunu getirmesi; 2-Merhum Turgut Özal’ın Cumhurbaşkanı seçilip, ANAP’ın dağılmasına sebep olması…
Şimdi de AKP Genel Başkanı ve Başbakan iken, 10 Ağustos 2014 tarihinde Cumhurbaşkanlığı’na seçilen sayın Recep Tayyip Erdoğan da, AKP’nin sonunu getirecek mi? Bunu tabii ki şimdiden tahmin edebilmemiz, bir Kâhin gibi bilebilmemiz olanaksız!..
Bazı Atalarımız; “Tarih tekerrürden ibarettir” demişler… Bazıları; “Tarih tekerrür eder, hatalar tekerrür etmez!” demişler… Bazıları ise; “Atın yerine at bağlanmaz, bu evlilik eskisi gibi yürümez!” demişler…
Neyse, biz bunları da bir hatırlattıktan sonra, bundan sonra olabilecekler üzerinde biraz kafa yoralım: Aynı ankette görüyoruz ki; AKP’nin % 34, CHP’nin % 20, MHP’nin % 12 ve HDP’nin de % 6 dolayında kemikleşmiş oyları bulunuyor… Ancak, % 25 “Kararsızlar” ve % 3 de “Diğer Partiler” oyları dikkati çekiyor… Diğer parti oyları neyse de, şu % 25 oranındaki “Kararsız” oylar, hiç de yabana atılacak bir rakam değil…
Şimdi kalkıp, % 25’lik kararsız oyları CHP’ye verseniz (% 20 + % 25 = % 45) ediyor; MHP’ye verseniz de (% 12 + % 25 = % 37) ediyor ve her iki parti de tek başına iktidara gelebiliyor?
İyi de, bu oyları CHP veya MHP nasıl alacak? Yıllardır sürdürdükleri muhalefet anlayışı ile devam ederlerse, başarının mümkün olamayacağının ayartına hâlâ varabilmiş değiller!..
İki partinin yaptığı en büyük hata; Salı’dan Salı’ya yaptıkları parti grup toplantılarında, Başbakan ve Bakanlar ne söyledilerse, onların tam aksine lâfları biraz öfke ve şiddetle itiraz etmeyi “muhalefet etmek” zannederek, iktidarın ekmeğine sürekli yağ sürüyorlar!.. İkinci büyük hataları da; yurt çapındaki örgütlerini iyi ve duyarlı olarak çalıştıramıyorlar…
Halbuki sayın Başbakan ve Bakanların en yumuşak karınları olan ve sürekli kaçtıkları şu meseleyi; TV’lerde muhalefetle açıkoturumlara her gün davet etseler; her Allah’ın günü şu meşhur “Örtülü Ödenek” harcamalarını sorsalar; söz verip de 12 yıldır başaramadıkları “AB’ye girememe” işini ısıtıp ısıtıp da önlerine koysalar; iktidarın yaptıkları açıklamaları hiç dikkate almayarak, kendi yarattıkları gündemleri basın önüne taşısalar; Doğu ve Güneydoğu’da yakılıp-yıkılan devlet kurumlarını, Atatürk heykellerini, artık Savcılarımızdan bile kimlik sorar hale gelen terör vakalarını dile getirip, iktidara geldiklerinde halk için ne gibi kalıcı çalışmaları yapıp da ülkedeki işsizliği, parasızlığı, sağlık ve eğitim sorunlarını nasıl çözeceklerini halkın anlayacağı bir dille anlatsalar, aha iktidar önlerindedir… Aksi halde, anketler ne derse desin; bu muhalefet partileri, ya bu iktidarı yine AKP’ye, ya yeni kurulacak bir partiye kaptırırlar, iktidar olmayı da ancak rüyalarında görürler… 


























