Muğla
BIST10.641
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BTC/USD103068.33
Hamdi TOPÇUOĞLU

Hamdi TOPÇUOĞLU

Mail: egerem@yahoo.com

ÇÖP

 
Cleanse and call back thy spirit,
let not a stain remain" *
Kipling”
Üç harflik kocaman bir sözcük çöp: Yaşamın, geçerlinin, işlevlinin öteki yüzü. 
İnsan ölüsü cesettir; ya kuşların, balıkların, yaprakların, çiçeklerin ölüsü?
Atalarımız, hayvanlara paylaşırmış çöplerinin çoğunu, kalanını da ya yakar ya doğaya terk ederlermiş. 
İnsanlar çoğaldıkça, kentler kurulmuş. Ne evler, ne sokaklar taşır olmuş çöpleri, atıkları. Bu yüzden çöp toplama ve atık sistemleri kurulmuş. Sonra fabrikalar kurulmuş "Dikkat, zehirlidir!" uyarıları yazılmış varillerin, tankların üzerine. 
-  Atalım, atalım da nereye.
-  Benden uzak olan her yere 
-  Suya, toprağa, havaya…
-  Mısırın tanesi benim, koçanı senin; üzüm benim, çöpü senin…
Fransa'da bir şatoyu gezerken rehberimiz, eskiden evlerde banyo olmadığını insanların fıçılarda yıkandığını anlatıyordu. Grubumuzdaki bir çocuk, görevliye:
" Peki, şeylerini nereye yapıyorlardı?"diye sormuştu. 
Görevli üşenmemiş, onu, eski bir domuz ahırının önüne götürmüştü.
"Demek bir zamanlar domuzlarla insanlar aynı tuvaleti kullanıyormuş." çıkarımında bulunmuştu çocuk.
“ Evet, sonuçta domuzlar da insanların atıklarıyla besleniyordu.”
Domuzlar bu paylaşımdan mutlu muydu bilmem; ama gü-nümüzde yeryuvarlağının bu paylaşımdan mutlu olmadığı açık. 
Hepimiz bir ağaç kurdu; yok yok dünya kurduyuz. 
Anoreksiya hastalığının pençesinde şairin "Yiyin efendiler yiyin/ Bu han-ı iştiha sizin" öğüdüne uyup tıka basa yiyor ve çıkarıyoruz.
****
Küçücüktüm. Bademcik ameliyatı olmuştum. Doktor, bir kâsenin içindeki bademciklerimi göstermiş:
- Gördün mü ne kadar büyümüşler. Bundan böyle, iki de bir boğazın ağrımayacak" diye teselli etmeye çalışmıştı beni.
Sonra da hemşireye buyurmuştu:
- Çöpe at! 
Bu bedenimden kopan ilk çöp değildi. Daha önce annem tırnaklarımı, berber saçlarımı, dişçi de süt dişlerimi çöpe atmıştı; ama nedense bu çok zoruma gitmişti.
****
-  Ne içersiniz efendim?
Hostesle, göz göze geliyoruz. 
Rujunu Hacı Hamdi Efendi'nin emrettiği gibi sürmüş. Kadının saçıyla başıyla uğraşacaklarına gözlerine çözüm arasalar daha iyi olacak. Dilime bir Van türküsü yerleşiveriyor:
Acı tatlı söz eder ha ha ninna
İşmar eder göz eder ha ha ninna
Oğlanın ne suçu var ha ha ninna
Her ne eder kız eder Şengül ninna
Velev ki peçe taktırdık, yeter mi? 
Hazretlerden birinin sözünü anımsıyorum:
“Kadının topuğu bile görünmemelidir.” 
O zamanlar fetişist sözcüğünü duymamıştım:
“Maazallah, uçakta bir fetişist, hostes kızımızın topuğundan huylanırsa…” 
“En iyisi çarşaf giymeli hosteslerimiz.”
Hay Allah! O türkünün bir sonrası da var:  
Dama vurdum çatmayı ha ha ninna
Çağır gelsin Fatma'yı ha ha ninna
Fatma nerden öğreştin ha ha ninna
Çarşaftan kol atmayı Şengül ninna.
Yok yok. Padişah efendimiz ferman buyurup “Günaha girmesin diye beyler, mübarek kadınlarımız evlerde koruma altına aldık!” deyiversinler.
***
Sabahın ilk ışıkları cama vururken uçağımız Marmara üzerinde yıldızsız bir hilâl çiziyor. Gemiler Boğaz'da kâğıttan kayık; evler, yedi tepeden taşmış kibrit kutuları, otomobiller, otobanlarda on binlerce karınca… İnsan arıyorum, yok. Dilimde Tevfik Fikret, Yahya Kemal kapışması var: "Bin kocadan artakalan bakire" , "köhne Bizans", "Som zümrüt ortasında akıp giden firuze nehri." 
Yarın 1 Mayıs. İşçinin emekçinin bayramı. İleri Demokratlar şimdiden İstanbul'da sıkıyönetim ilan etmişler. Otobüs, tren, vapur seferleri iptal edilmiş. Bayram yapma; eve kapan.
“Atatürk'ün Ankara'sı, İstanbul'a yenildi.” diyor içimden bir ses.
***
Hu diyorum hu !
Aynadaki yorgun yüzüme: 
Bu dünya neden böylesine ağır?
Çöpten, diyor, içindeki ses.
Gidenler, cennet uğruna 
Ruhlarının çöpünü, 
Sana bana bırakıp da gittiler.
*Ruhunuzu arıtın ve geri çağırın.
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar