Muğla
BIST10.641
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BTC/USD103068.33
Nevzat Çağlar Tüfekçi

Nevzat Çağlar Tüfekçi

Mail: nevzat@demecgazetesi,com

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİNDE, KİM KAZANDI?

 Üç adaylı Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. Katılım % 74.5 oranında gerçekleşti. Yüzde 1.8 oy geçersiz sayıldı. Adayların aldıkları oylar şöyle: Başbakan Recep Tayyip Erdoğan % 51.8, Ekmelettin İhsanoğlu: % 38.5 ve Selahattin Demirtaş % 9.8. Seçmen Sayısı yaklaşık 56 milyon, sandığa gitmeyen seçmen sayısı: 7.500.000. Seçim sonuçlarını gözden geçirelim.
xxx
Erdoğan, seçime başbakan olarak girdi ve devletin olanaklarını çok iyi kullandı. Kullandığı sert üsluba, ayrıştırıcı-ötekileştirici dile rağmen; medyanın hep kendisinden söz etmesi, çok profesyonel seçim çalışmaları ve meydan mitingleriyle yüzde 51.8 oranında oy aldı. Başbakanın seçim yarışması, diğer adaylara göre eşit olmayan bir seçim yarışıydı ve seçime diğer adaylara göre 4-5 adım önde başlıyordu. AKP 30 Mart yerel seçimlerinde % 45.5 oy almıştı. Başbakan’ın bu seçimde % 51.8 oranında oy almasına rağmen; 30 Mart’ta alınan 20.520.000 oyun üstünde fazla bir artış olmadığı görülüyor. Bu seçimde alınan oy toplamı: 20.844.000. Durum ne olursa olsun Başbakan % 51.8 oy oranıyla bu seçimin kazanını olmuştur.
xxx
Bu seçimin gerçek kazanını, Selahattin Demirtaş’tır. 30 Mart yerel seçimlerinde BDP-HDP çizgisinin oy oranı % 6.1 iken, bu seçimde % 9.8 oy oranıyla, oyları 2.721.000’den 3.946.000’e çıkarmıştır. Oylardaki artış 1.220.000’dir. Selahattin Demirtaş, BDP-HDP çizgisinin adayıydı ve o siyasi kültürün içinden gelen birisiydi. Söylemlerinde ılımlı bir dil kullanmış, seçim stratejisini barış-demokrasi-özgürlükler ve Türkiyeli olmak üzerine kurmuştur. Güzel ve düzgün bir Türkçeyle, anlaşılır bir dille kitlelere hitap etmiştir. Çalışmalarında Kürt kimliğini öne çıkarmak yerine, Kürt ve Türk birlikteliğini, halkların ve azınlıkların kardeşliğini öne çıkaran bir sol söylem kullanması, Türk kimlikli insanların da hoşuna gitmiş, bu yönüyle Demirtaş, Kürtlerin dışında da pek çok insana sempatik gelmiştir. Demirtaş, bu seçim stratejisiyle, sol-sosyalist seçmenlerle, adayını içselleştiremeyen CHP tabanından da önemli oranda oy almıştır.
xxx
CHP ve MHP’nin de içinde yer aldığı 14 partiden oluşan siyasi cephenin adayı Ekmelettin İhsanoğlu, % 38.5 oy alarak, hayal kırıklığı yarattı. Oysa bu cephenin 30 Mart yerel seçimlerindeki oy oranı % 45.1 idi. Bu cephenin 30 Mart yerel seçimlerinde aldığı oy miktarı 20.327.000 iken bu seçimde alınan oy miktarı 15.492.000’di. Aradaki fark 4.835.000. Yani bu kadar seçmen, sandık başına gitmemiş. Seçim değerlendirmelerinde; MHP’den 1.500.000 kişinin Erdoğan’a oy verdiği, CHP tabanından en az 2.000.000 kişinin sandık başına gitmediği belirtiliyor. MHP-CHP tabanından neden yaklaşık 5 milyon kişinin kendi adayları İhsanoğlu’na destek vermediği sorgulanmalıdır.
xxx
Burada asıl sorgulanması gereken, seçim sonuçlarının CHP açısından değerlendirilmesidir. CHP’den sandık başına gitmeyenler, İhsanoğlu’nun muhafazakar-sağ siyasi kimliğini içselleştiremeyenlerdir. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, İhsanoğlu ismini öne sürerken, parti içinde bu konuyu konuşmadı, görüştüğü STK’nın önerilerini dikkate almadı. Bir bakıma tabana ve parti yönetimine dayatma yaptı. Bunun, sol özellikleri de içinde barındıran bir partide tepki görmesi doğaldı. Kılıçdaroğlu’nun aday dayatması, parti içinde tutmadı. İhsanoğlu’nun miting yapmaması, CHP ve MHP’nin çatı adayına destek konusunda yeterli çaba göstermediklerinin de bu sonuçta etkisi olmuştur.
xxx
CHP’nin Cumhurbaşkanlığı adayı konusundaki tutumunun yanlışlığını, kendi içinden aday çıkarmak yerine, başka arayışlar içinde olmasını, sol-sosyal demokrat siyasi kimliğe sahip çıkmayışını, bir başka yazıda değineceğim.
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar