Muğla
BIST10.641
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BTC/USD103068.33
Sakin KOŞAR

Sakin KOŞAR

Mail: sakin@demecgazetesi,com

Dede, Baba ve Torun Fıkraları…

 Şimdiye kadar hep siyasî, ticarî, güncel yaşamdan mizahî, biraz da sonuçları beyhude işlerle ilgili fıkralar anlattık. Bizde lâf ile fıkra biter mi? Bugün de size kendi yakınlarınızla ilgili, biraz aykırı ama orijinal fıkralar anlatacağız. Umarım hepiniz sever ve memnun kalırsınız:
--- Bir gün bir baba, küçük oğlunu dua ederken duyar:
"Allah'ım sen annemi, babamı, ablamı, ninemi ve beni koru" diye. 
Adam çocuğun dedesini unuttuğunu düşünür ama çocuğa bunu söylemez. Ertesi gün dedeyi araba ezer ve dede ölür. Birkaç gün sonra çocuğun duasını baba yine duyar: 
"Allah'ım sen annemi, babamı, ablamı ve beni koru" diye…
Bu sefer nineyi unutur ve ertesi gün nine merdivenlerden düşer, boynu kırılarak ölür. 
Bir kaç gün sonra çocuk yine dua eder: 
"Allah’ım sen annemi, ablamı ve beni koru" diye… 
Baba kendisinin unutulduğunu fark eder ve ertesi gün başına bir şey gelmemesi için her adımını çok dikkatli atar. Akşam eve gelince karısına merakla sorar;
"Hanım bugün ben işteyken neler oldu?"
Karısı;
"Bize bir şey olmadı ama, komşumuz Postacı Seyfi öldü!" der. Baba iki eliyle yüzünü safça sıvazlayıp; “Çok şükür Ya Rabbim; hayret, bana bir şeycikler olmadı, şükür!..” diye dua eder…
    --- Temel ve dedesi çok soğuk bir Kış günü otele gitmişler. Otelde tek bir yatak boşmuş, dede - torun birlikte yatmışlar. Gece yarısı dede, torunu Temel'i dürtmüş: 
- "Evlâdım Temel, bana hemen bir karı bul!.." demiş. 
- "Dede sakin ol, yat da uyu yahu."
Biraz sonra dede ikinci defa torununa: 
- "Temel, bana çabuk bir karı bul!" 
- "Dede sakin ol, 85 yaşında adamsın, ayıp be dede!.."  Dede biraz sonra üçüncü defa: 
- "Temel bana hemen karı bul, acelem var!" deyince, sonunda Temel isyan etmiş: 
- "Dede yeterrr!.. Şu anda tuttuğun şeye güveniyorsan fena halde yanılıyorsun, çünkü o şey seninki değil, benimkidir…"
deyince, dede ısrarından hemen vazgeçmiş…
   --- Baba, bir tamirat işi ile uğraşmaktadır. Küçük oğlu;
- Baba yaa, o öyle olur mu? Alttan ittireceksin…
- Hişşşştt…
- Ya baba bırak Allah aşkına, o tornavidayla olmaz ki bu iş, şunu keskiyle yapsana!..
- (Baba dayanamaz, işi bırakır.) Bak oğlum, bir gün dedenin dükkânındayım. Saat tamir ediyordu rahmetli. Ben de omzundan bakıyorum. Ona dedim ki; "Baba şunu şöyle yap, bunu böyle yap." Deden elindeki işi bıraktı, bana döndü ve anlatmaya başladı:
“Bir gün devenin biri coşkun akan bir ırmağın kenarına gelmiş, maksadı da karşıya geçmekmiş. Suya girmiş, yürümeye başlamış. Biraz açılınca, akıntıdan dolayı ayakları yerden kesilir gibi olmuş. O esnada korkudan büyük hacetini yapıvermiş.
Deve bakmış ki, boku suda batıp çıkıyor, girdaplara gire çıka, döne döne uzaklaşıyor ve çok güzel de yüzüyormuş… İçinden şöyle geçirmiş:
"İşe bak yahu, sıçtığım bok bana yüzme öğretiyor" demiş. Şimdi meramımı anladın mı oğlum?
Bu fıkra üzerine çocuk, babasının işine karışmaktan vazgeçip, hemen uzaklaşmış…
(ÖZEL  NOTUM: Çok değerli meslektaşım ve dostum İsmet GERİZ de bir erkek torun sahibi oldu; adı da KEMÂL  EGE!.. Ulan bir adam bu kadar mı sevinir? Bu kadar mı değişir? Torun gelince, çocuklarının pabuçları bu kadar mı çabuk dama atılır? Birden bu kadar mı kesenin ağzı açılır da, etrafında sevmediklerine bile bunca ziyafet mi çekilir yahu? Bizimki iyice zıvanadan mı çıktı, ne? Olanlar neyse de; Yüce Allah küçük Kemâl Ege’yi analı - babalı – dedeli – nineli büyütsün, ailesine ve ülkesine hayırlı bir evlât olsun; o da, aksi ve benimle geçimsiz dedesi gibi, bir yerlere Müdür olsun inşallah… S.K.) Sakin KOŞAR…
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar