Muğla
BIST10.641
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BTC/USD103068.33
Sakin KOŞAR

Sakin KOŞAR

Mail: sakin@demecgazetesi,com

“Vakit, Nakittir !?”

Birer yetişkin olarak bu önemli sözü, herhalde şimdiye kadar sizler de duymuşsunuzdur!? “Vakit, Nakittir!” atasözü; “Zamanın paradan daha değerli ve geri döndürülemez bir hazine olduğunu, bu nedenle her anın verimli kullanılması gerektiğini ifade eder. Zamanı boşa harcamamak, işleri ertelememek ve hayatın her anını kıymetli değerlendirerek, maddi-manevi başarıya ulaşmanın önemini vurgular. Zamanın boşa harcanamayacak kadar kıymetli bir servet olduğu ve doğru yönetilmezse, geri kazanılamayacağı anlamını da taşır.”

İş dünyasındaki karşılığı ise şöyle özetlenebilir: “Zamanı iyi kullananların daha başarılı ve üretken olduğu, bu başarının da maddi kazanç (nakit) getirdiği vurgulanır...” Peki, bu önemli sözün kökeni nereden gelir? 18. yüzyılda ‘Benjamin Franklin’ tarafından popülerleştirilen bu söz, zamanın en büyük yatırım aracı olduğunu belirtir... Hani şu ‘ABD 100 Doları’ üzerinde taa 1914’ten beri resmi olan; ülkesinin kurucusu, bilim insanı olan kişi...

Uzun yıllar önce Ziraat Teknisyeni olan bir arkadaşım anlatmıştı: İlkokulu bitirip de, Ziraat Okulları sınavına girdikleri bizim İlçenin Atatürk İlkokulu’nda yapılan sınavda, bu atasözü ilkokul mezunu çocuklara sorulmuş... O günlerde yapılan sınavlar; “Esse Klâsik Kompozisyon Tipi” sınavlardı, şimdikiler gibi çok sorulu ‘Test Sınavı’ değildi... Bu ‘Vakit, Nakittir’ atasözünün açıklanması istenmiş; çocuklar ‘Vakit’ sözcüğünün anlamını biliyor, ama ‘Nakit’ sözcüğünün ne anlama geldiğini bilmiyorlarmış... Sınav mümeyyizi olan iki erkek öğretmene sormuşlar, onlardan çok ters cevaplar alıp, oturmuşlar... Sonradan sınıfa giren merhum öğretmenimiz Emine Coşkun, bütün çocukların bazılarının kurşun kalemlerini ısırırken, silgileriyle oynarken, bazılarını da tavana bakarken bulmuş... Niye böyle yaptıklarını sormuş? Çocuklar da ‘Nakit’ sözcüğünün anlamını bilmediklerini, onun için soruyu cevaplayamadıklarını söylemişler... Çok saygı duyduğumuz sevgili öğretmenimiz Emine Coşkun gülerek, sağ elini yukarı kaldırarak, başparmağı ile işaret parmağını oynatarak, bu sözcüğün anlamının ‘Peşin Para’ olduğuna işaret etmiş, ama yemin olsun ağzını açıp da hiç konuşmamış, yani görevini de hiç suistimale uğratmamış, masasına oturmuş... Arkadaşım; “Bu soruyu O’nun sayesinde yanıtlayıp, Ziraat Okulu sınavını öyle kazandım” diye anlatır durur, Emine öğretmenimizi hep dualarla anardı...

Tabii, o tarihlerde ekonomiyi çok iyi bilen büyüklerimiz bizi yönetmiyorlardı ki; biz çocuklar bunları nereden bilecektik? O tarihlerde meşhur ‘delik iki buçuk kuruş” demir paralar vardı, biz onu bile bulamaz, köye gelen sinemalara, sirklere, evimizin kümesinden çaldığımız yumurtalarla girer, bir simidi veya gazozu bile bu çalıntı yumurtalarla alabilirdik!..

O yıllarda tütüncü olan ailelerimiz de pek rahat değillerdi: 27 Mayıs 1960’da askerî darbe oldu, tütünleri devletin TEKEL’i yerine, fırsatçı tüccarlar yarı fiyatına alıp gittiler, parasını da taksitlerle ödediler!.. Ertesi yılın, yani 1961 yılının tütünlerini ihraç edemediler, depolarında çürüttüler, milletin balyalarını günlerce yaktılar, ateşini yaktıkları gaz yağlarının parasını bile bunların sahiplerinden aldılar!..

Hiç unutmam; köyümüzün en üretken çiftçilerinden, köylünün “Garamat” dediği Kara Ahmet Uysal amca vardı... O yıl TEKEL’e tam 24 balya tütün teslim etmiş; bundan ‘Su Çürüğü, Depo Ücreti, Nakliye, Gaz Parası’ diyerek kestikleri tütün parasından, eline sadece “35 TL” tutuşturup göndermişlerdi... O da çok kızdığı için bu parayla bir çift deri ayakkabı almış, iplerini birbirine bağlayarak, yaya olarak köye geldi!.. Kahvelerin önünden geçerken millete boynunda asılı pabuçlarını gösterip, ağız dolusu bu darbecilere söverek, sağa-sola tükürerek evine gitmişti!.. O günlerde çarşı içinde olan Jandarma Karakolu da bu olanları duymuş, üç gün boyunca ‘Garamat’ amcayı misafir edip, nezarette pamuklara sarmışlardı (!?)

Neyse... Ben ne zaman bu Atasözünü duysam, ne zaman ‘Ekonomi’ sözcüğü gündeme gelse, aklıma hep bunlar gelir, bunu sizinle de paylaşayım dedim... Ama sürç-ü lisan eyledikse de, beni bağışlamanı istirham ediyorum...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar