Yatağanlı Kasaplar Sülalesinden Kooperatifçi Mehmet Özdemir’in torunu olan Atilla Atasoy, dediği gibi iç dünyasındaki duvarları yıkar ve gezginci olmaya karar verir. Aslında ilk gezginci adımını ellili yıllarda Milas’ta atar. Sarışın, üç yaşlarında şirin bir erkek çocuğu her gün aynı saatlerde yola bakan sokağın bahçe kapısına oturur. Emir büyük yerden gelmiş, anne Mücevver Hanım (Muzaffer Teyze) ‘’kapıda otur’’ demiştir. Ufaklık ağzında emzik, saatlerce geleni geçeni seyreder. Bu arada aşağı yukarı her yarım saatte eve girip, işlerini tamamlamaya çalışan anneye rapor vermektedir: ‘’Hiç kalkmadım anne’’ . Anneden aferin alıp yeniden bahçe kapısına oturur, sokağı seyretmeye devam…Ancak bir sabah, küçük çocuk her zamanki yerine oturmuştur ama sonra ne annesine rapor vermeye gelmiştir, ne de komşularından onu gören olmuştur? Herkesin yüreği ağzına gelir. Başta aile olmak üzere, tüm mahalleli telaşla küçük çocuğu arar, hiçbir yerde bulamazlar. Üstelik daha önce hiç yaptığı şey değildir kapı önünden ayrılmak…Neyse ki en sonunda aradıkları yerden çok uzakta Aşağı Mahalle’de bulurlar çocuğu. Telaş kıyamet faslı bitip, ufaklığa, nereye gittin, nasıl gittin, soruları sorulmaya başlayınca, olanlardan habersiz küçük çocuk emziğini çıkarıp cevap verir; ‘’ Bir karıncayla arkadaş oldum. O gitmeye başlayınca ben de onun peşinden gittim…’’
O çocuk yıllar sonra da karıncalarla dostluğunu sürdürecek, peşlerinden uzaklarda kaybolmaya gidecektir. Her kayboluşta kendinden yeni bir şeyler bulup dönmek üzere…
Modern seyyah, Atilla Atasoy 1987’den itibaren bilinçli bir gezgin olmayı seçmiş. Bu gün 150 ye yakın ülke gezmiş Unesco Dünya Mirası Gezginler Kulübü Onur Üyesidir.
Onu bir gün Amazonlar’da konser verirken, bir gün kutuplarda, köpeklerin çektiği kızakta safari yaparken, başka bir gün ise kafatası avcılarının vatanı Borneo’da veya İzlanda’da balinaların peşinde bulabilirsiniz. Güney Alaska’dan Venezuella’ya, Kolombiya’dan Çin’e kadar pek çok ülkenin kalbinde yol almayı seviyor. Sadece gezmiyor, kaydediyor hatta yıllardır bloğunda her gezi sonrası izlenimlerini paylaşıyor. Okunması kolay, eğlenceli bir dili var. Kitabı bir solukta okuyacağınızın garantisini veririm. Hepinize iyi okumalar efendim.






















