Duyduğumuza göre, Diyanet İşleri Başkanlığımız yeni bir fetva yayımlamış ve denilmiş ki; “Evli kocalar; SMS’le, faksla, telefon mesajıyla, nikâhlı karılarına üç defa ‘Boş Ol, Boş Ol, Boş Ol!..’ diye yazdığında, boşanmış olmaları dinimizce caizdir(geçerlidir)!..”
Çoğu kocalar bu fetvayı çok yerinde bulup, sevinçle ellerini ovuştururken, bazı din düşmanı bildiğimiz mihraklar şöyle bağırmaya başladılar: “Bu çağda, bu ne cehalet!? Peygamberimiz zamanında cep telefonu, internet ve faks mı vardı!? Böyle kadın mı boşanır!?” diye yine celâllenmeye başladılar…
Yahu, ağızlarını her açtıklarında böyle din adamlarını “eski kafalı, cahil, örümcek kafalı” diye küçümseyenler, şimdi bu çağdaş iletişim araçlarını kullanarak iş yapan, boşanmayı bile bunlarla kolaylaştırmayı amaçlayan din adamlarımıza böyle mi cevap verilir? Alın işte, son teknoloji ürünleri ile size yeni bir hizmet sunuyorlar!.. Bu adamların her yaptıklarını gözleri kapalı destekleyen dindar kadınlarımızdan gık çıkmıyor, sizler ne diye sinirleniyorsunuz ki!? Bu çağdaş iletişim araçlarıyla asıl “boş olacak” olanlar kadınlar iken, size ne oluyor beyler!?
Çok değil, daha birkaç yıl önce Mısır Devleti’nin bazı çağdaş (!) din adamları ne demişlerdi: “Ölen eşinizle, 6 saat içinde cinsel ilişkide bulunabilirsiniz” dememişler miydi? “İki yaşından itibaren kız çocuklarını, babası da olsa erkeklerden uzak tutunuz, erkekleri tahrik edebilirler?” dememişler miydi?
Bakınız, bunları diyen din adamları o kadar çağdaş, o kadar bilim… (yok yok, ona İLİM diyelim daha uygun düşer…) o kadar ilim ve teknolojiye uygun açıklamalar yapmışlardı ki; size saat veriyorlar, yaş sınırı bildiriyorlar, insan psikolojini anlatıyorlardı, daha ne yapsalardı ki? Kalkıp da bunlara “cahil, örümcek kafalı, gerici” diyebilmemiz olası mı?
Sayın Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bu açıklamasını okuyunca, benim hınzır aklıma bir şey takıldı: Tamam, nikâhlı karımızı SMS, faks veya cep telefonu mesajı ile üç defa “Boş Ol” diyerek kolayca boşayıp, ondan kurtulduk!.. Hemen yerine de yeni bir (veya birkaç tane) eş getirdik… Bu dinimizce uygun oluyor da; borcu olan bir koca, borcu olan bankaya, esnafa, İcra Dairesine, kişiye veya çek senet mafyasına; SMS, faks veya cep telefonu mesajıyla üç defa “Borcum Yok, Borcum Yok, Borcum Yok!” ya da üç defa “Ödemiyom, Ödemiyom, Ödemiyom lan!” diye yazınca, bu borçtan da kurtulabiliyor mu acaba!?
Nasıl ki evlilik de, karşı tarafla bir anlaşma ise, nihayetinde borç-alacak da bir anlaşma şeklidir!.. Erkekler karılarından böyle kurtulabiliyorsa, borçlarından da bu teknoloji ile kurtulabiliyorlar mı, bu da dinimizce caiz midir acaba!? Bir zahmet, Diyanet İşleri Başkanlığımız uzmanları bu konuda da biz cahilleri aydınlatmalıdırlar!..
Bir önemli konu daha var: Rüşvet veren suçlanıyor, hayırsever Reza Zarrab kardeşimiz taa Amerikalarda bu yüzden hapislerde yattı, mallarına el konuldu, “itirafçı - iftirafçı” oldu da o gâvur memleketinde paçayı zor kurtardı!.. Peki, burada bu rüşveti alanlar da suçlu mudur, bunların da mal varlıklarına el konulup, tutuklanmaları caiz midir acaba!? Caiz ise, niye onlar tutuklanmıyor ve mallarına niye el konulmuyor!? Bakınız, her zaman iktidara yardımcı olan MHP’nin Kahramanmaraş milletvekili Sayın Fahrettin Oğuz Tor bile artık dayanamayıp, Reza Zarrab’dan rüşvet alan Banka Müdürü ve Bakanların mallarına da el konulmasını istedi…
Diyanet’in bu “eş boşama” açıklaması üzerinden kaç gün geçti, sokaklarda dindar kadınlarımızın seslerini hiç duyamadık!.. Onlar da böylesi boşanmalara dünden mi razılarmış, ne! Vallahi anlayamadım gitti!.. 


























