Bu yazının yazıldığı tarih 16 Eylül 2015, günlerden de Çarşamba… Seçime tam 45 gün, yani bir buçuk ay var… Daha bazı partilerin ne adayları belli, ne seçim programı, ne de sloganları ve seçim şarkıları ortalıkta gözükmüyor…
Hadi bunlar zaman içinde belli olur da; Allah aşkına geçtiğimiz yıllardaki genel seçimleri düşünerek lütfen söyleyin, partili seçmenlerde “01 Kasım Genel Seçimleri” coşkusu, heyecanı ve hevesi var mı!? Hep halkın içinde olan birisi olarak, ben böyle bir istek ve heyecanı hiç göremiyorum!.. Arkadaşlarıma soruyorum, onlar da aynı şeyleri söylüyorlar…
Geçen hafta Maliye Bakanı Mehmet Şimşek söyledi; “Halkımızın birinci önceliği aş ve iş konusu… Başka konular kimseyi pek ilgilendirmiyor… Biz de seçim stratejimizi bu konular üzerinde yoğunlaştıracağız” dedi…
Evet, bu sözlerine tamamen katılıyoruz… Bunca düşük tutulan maaş ve ücretler sonrasında, doların ve altının fırlamasının yarattığı fırtınadan dolayı, milletin karnını doyurmak ve iş bulmak dışında bir düşüncesi yok!.. Bunun dışındaki hiçbir şey onları fazla ilgilendirmiyor… İnanın, artık kanıksamaya başladığımız terör olayları ve her gün gelen sıra sıra şehit cenazelerine bile ilgileri azalmaya başladı… Olay sürekli hale gelince, guruldayan midelerin sesleri, kredi ödemelerinde yaşadıkları zorluklar hepsinin önüne geçti…
Ancak, sayın Bakan’ın bu konuşmasında atladığı çok önemli bir husus var: Bu ülkeyi 13 yıldır tek başlarına onlar yönettiler… Tam 13 koca yıl!.. Bu kadar sürede meyve ağacı dikseniz, 10 yıldır meyve topluyor olurdunuz… Zeytin dikseniz 8 yıldır zeytin hasadı alıyordunuz… Kanada Kavağı dikseniz, çoktan kesime gelirdi… O yıllarda evlenenlerin 3 – 5 çocuğu oldu, ortaöğretime başladılar… O tarihte işe başlayan asker-polis ve kadınların emeklilikleri gelmek üzere… O tarihte trafiğe çıkan araçlar metal yorgunu oldu, yaş haddinden görev dışı kalmak üzereler…
Eğer bunca sürede siz verdiğiniz sözleri tutamayıp da, millet daha fukara ve işe muhtaç hale gelmişse, bunun tek sorumlusu sizlersiniz!.. Seçim sırasında broşürlerinize ne yazarsanız yazın, meydanlarda ne söylerseniz söyleyin, artık bu milleti ikna edip de, tekrar tek başınıza iktidara gelemezsiniz!..
2001 yılı 03 Kasımında siz iktidara geldiğinizde, bu PKK terör belâsı, neredeyse “Sıfır” noktasındaydı… Sonra bu sıfırlar başka kulvarlarda boy gösterir oldu: Barışık olduğumuz sınır komşusu devletleri sıfıra düştü… Dış siyasetteki başarı notumuz sıfır oldu… AB ile devam eden olumlu ilişkiler sıfırlandı… Devletin ve milletin borç ödeme kabiliyeti sıfıra yaklaştı… Orduya, Yargıya, Güvenliğe, Eğitime, Siyasete güven sıfıra doğru gidiyor… 17-25 Aralık günleri bir şey daha ‘Sıfırlandı’ ama, bunun ne olduğunu hiç birimiz anlayamadık!?
Evet, ülkenin bu ahval ve şeraiti içinde bir Genel Seçime daha gidiyoruz… Millet yorgun ve ilgisiz… Kimler neden aday, kimler nasıl aday yapıldı, kimler neyi başardılar da aday gösterildiler belli değil!.. Ne iktidar partisinde, ne de muhalefet partilerinde eski istek ve heyecan Hak getire!.. Bindirdiler bir alâmete, götürüyorlar 01 Kasım’daki kıyamete!.. Millet aç, esnaf siftahsız, borçlu ve genç seçmen işsiz!.. Aç ayı bile böyle bir ortamda oynar mı, ha!? Sakin KOŞAR… 


























