Menteşe Belediyesi tarafından bu yıl 2. Düzenlenen ‘’Kültür ve Sanat Şenliği’’ etkinliğinin Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezinde, MUSANDER işbirliği ile rahmetli emekli öğretmen Arif Karakoç’un şiirleri okundu. Anma günü düzenlendi. Ayrıca büyük üstadımız, sevgili hemşerimiz profesör Doktor Şadan Gökovalı tarafından kaleme alınan Arif Karakoç’un şiirlerinden derlenen ‘’Sarı Yasemin Şiir Bahçesi’’ adlı şiir kitabının tanıtımı yapıldı. Daha sonra Şadan Hocamız, yazdığı bu güzel eserini sunuma katılan konuklarına bir bir imzaladı. Çok güzel bir gündü. Çok mutlu olduk. Ailesi, akrabaları, dostları ve sevenleri bu özel günde hazır bulundular. Hüzünle mutluluk duygusu bir arada yaşandı. Yıllar sonra bu etkinlik sayesinde Arif Karakoç’un eşi Gül Hanımı gördüm. Sarmaş dolaş olduk. Aradan dile kolay 18 yıl geçmiş sevgili hocamızı kaybedeli. Arif Bey, Yatağan’a geldi mi mutlaka bizim dükkana uğrar, bir çayımızı içer, biraz hoş sohbetten sonra Bayır’a dönerdi. Çok iyi bir kişiydi. Sohbetine ve efendiliğine bayılırdım. Ondan feyz aldığım doğrudur. Cumhuriyet Gazetesini beraber okur, yorumlar yapardık. Hey gidi günler hey! Yıllar ne çabuk geçti. Hocamızın ruhu şad olsun.
Etkinliği düzenleyen herkesi ve Menteşe Belediyesini kutluyorum. Ayrıca bu güzel kitabı hazırlayan üstadım Şadan Gökovalı’ya şükranlarımı sunuyorum; böylesine güzel bir eseri Muğla’mıza ve Ülkemize kazandırdığı için. Sen çok yaşa emi. Başımızdan hiç eksik olma. Senin tatlı yüzünü her daim görelim. Muğla’nın ve Muğlalıların Şadan Hoca’ya ihtiyaçları var. Azra Erhat’ın, Arif Karakoç’a yazdığı mektupta ‘’ aşka verdiğin gibi vereceksin kendini yazıya’’ sözü bir ölçüde sizi de anlatıyor Şadan Hocam. Siz yaşam boyu hem aşka hem de yazıya önem vererek edebiyat dünyasına büyük eserler kazandırdınız. Arif Karakoç’un bilinmeyen özelliklerini ve şiirlerini ortaya çıkardınız. Teşekkürümü yineliyorum.
Sadettin Özbek arkadaşımın sunumu ve Ali Akçay Öğretmenimin müziği eşliğinde eşi Gül Hanım, torunu Doğa, kızları Rukiye ve Argül Hanım birer konuşma yaparak Arif Karakoç’u yad ettiler. Arkadaşı şair İbrahim Ergin bir anısını anlattı. Şiirleri okundu. O gün orada bir şey daha öğrendim. Arif Karakoç’un küçük kızı Argül’ün adını Şadan Hocamız koymuş. Arif’in Ar’ı, eşinin adı olan Gül’ün Gül’ü ile birleştirerek ‘’ bunun adı Argül olsun’’ demiş ve ailede kabul etmiş. Ne güzel demi; İsim babanızın Şadan Gökovalı olması. Argül kardeşim çok şanslısın valla! Şadan Hocam, Yasemin çiçeğini çok seven arkadaşına ithafen ‘’Sarı Yasemin—Şiir Bahçesi’’ adlı toplu şiirler kitabını, Menteşe Belediyesinin desteğiyle hazırlamıştır. Dünde Sarı Yasemin’i hep beraber yaşattık ve andık. Kızları da sarı yasemine benziyorlar. Hele Argül, kitabın hazırlanmasında isim babası Şadan Amcasına yardım ettiği ve emeği geçtiği için ‘’Sarı Yasemin’’ lakabını hak ediyor. Dolayısıyla babasının Sarı Yasemin’i yaşıyor. Umarım yıllar boyunca Sarı Yaseminler her daim yaşar. Işıklar içinde uyu Arif Karakoç. İyi ki seni tanımışım. Geride bıraktıklarını uzun ömürler dilerim.
SARI YASEMİN
Sağdıcım Şadan’dan
Duvarları taş örgülü
Kapıları demir sürgülü
Tavanı sarı tahtadan
Sandıkları ayva kokan
Konaklar kurdum
Geleni yoktur
Avlusunda sarı yasemin
Yaprakları damla damla
Dalları sigim sigim
Yorgun yüreğimin yalanı yoktur.
Avlusunda sarı yasemin
Dallarında anılar
Kimi açar kimi solar
Mevsimi karışır sevginin
Bileni yoktur
Avlusunda sarı yasemin
Gölgesinde çilingirim
Kadehimde beyaz yasemin
Bütün sevdaları üstlenirim
Sevenim yoktur.
ARİF KARAKOÇ






















