18 Şubat'ta yazmıştım bu yazıyı. Aradan bir ay geçmeden, aynı duyguları yaşamak tam bir felaket. Sözüm "istikrar"a oy verenlere. Eğer istikrar dediğiniz buysa, batsın sizin istikrarınız. Bu ülke terör üssüne dönmüşken ölenlerin ve yaralananların vebali, hâlâ istikrar nutukları çekenler kadar, onlara oy verenlerin üzerinedir.
“Ankara saldırısını lanetlemiyorum. Çünkü bu melaneti gerçekleştirenler zaten mel'undur. Bu şeytana sana beddua ediyorum demekten öte bir değer taşımaz. Şeytanın işi şeytanlıktır. Mesele, işi bu halkı şeytanlardan korumak olan meleklerin ne yaptığıdır. Tek sorum şudur: 7 Hazirandan bu yana yaşadıklarımızın biri dahi başka bir parti iş başındayken gerçekleşmiş olsaydı durum ne olurdu? Ölenlere rahmet, yaralılara sağlık, düşünen beyinlere sabır diliyorum.”
Biz istikrar yoluna ölürüz; yaşasın iktidar.
NİYE?
Sevgili kulübüm Galatasaray, bütçe gelir gider dengesini kuramadığı için UEFA tarafından Avrupa kupalarından bir yıl men edildi ya Cumhurbaşkanımız hemen demeci yapıştırdı;
“Niye kulübe ceza veriyorsunuz? Ceza, o işte suçlu olan yöneticilere verilmeli. Galatasaray'ın nereden baksanız 20-25 milyon taraftarı var. Sen şimdi o kulübü cezalandırdığın zaman 20-25 milyon taraftarını da cezalandırıyorsun.”
Cumhurbaşkanı yerden göğe dek haklı. Kusur kiminse cezayı o ödemeli.
***
Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül için AYM ‘hak ihlali’ kararı verdi ya Cumhurbaşkanımız bu kez öfkeyle konuştu: “Şimdi birinci mahkemeye gittiğine göre, eğer birinci mahkeme kalkar da kararında diretirse Anayasa Mahkemesi’nin verebileceği hiçbir karar yoktur. Nereye gider bu? Bundan sonra isterlerse AİHM’ye gidebilirler. AİHM eğer Anayasa Mahkemesi’nin verdiği istikamette bir karar verirse, o da sadece tazminat bakımından bağlayıcıdır. Devlet de itirazlarını yapar veya o tazminatı öder.”
Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül için AYM ‘hak ihlali’ kararı verdi ya Cumhurbaşkanımız bu kez öfkeyle konuştu: “Şimdi birinci mahkemeye gittiğine göre, eğer birinci mahkeme kalkar da kararında diretirse Anayasa Mahkemesi’nin verebileceği hiçbir karar yoktur. Nereye gider bu? Bundan sonra isterlerse AİHM’ye gidebilirler. AİHM eğer Anayasa Mahkemesi’nin verdiği istikamette bir karar verirse, o da sadece tazminat bakımından bağlayıcıdır. Devlet de itirazlarını yapar veya o tazminatı öder.”
Yanisi şu:
“AYM’nin verdiği kararı tanımıyorum. Saygı da duymuyorum.” “Mahkeme versin kararını, vatandaş AİHM’e gitsin. Karar yanlışsa tazminatı da devlet ödesin”
İnanın kafam yine karıştı.
İki gün önce “Hatalı spor kulübü yöneticileriyse, cezayı ceplerinden ödesinler.” diyen cumhurbaşkanı, iki gün sonra “Adalet, vatandaşı haksız yere mahkum ettiyse, tazminatı devlet ödesin.” diyor.
Niye?
Ben cumhurbaşkanımıza hayranım; n'eyleyim ki hangi sözüne inanacağımı bilemiyorum.
"Zaman ne çabuk geçiyor. " derler, Acaba bu oğullarını kızlarını yitirmiş analar için de böyle midir?
ÇOK BÜYÜKMÜŞSÜN ZİYA PAŞA.
Keşfederken Amerika’yı yeniden pir-i mübarek, üç Müslüman genci vurunca biri, hidayete ermiş ve aslanlar gibi kükremişti:
"Ben, Sayın Obama'ya sesleniyorum, 'Neredesin Başkan' diyorum. Dışişleri Bakanına, Biden'a sesleniyorum, 'Neredesiniz' diyorum. Biz siyasiler, ülkemizde işlenen cinayetlerden sorumluyuz. Tavrımızı ortaya koymak zorundayız. Çünkü halk size oylarını verirken 'Benim can güvenliğimi, mal güvenliğimi sağlayacaksın' diye veriyor. Eğer siz, bu tür bir olay karşısında sessiz kalırsanız dünya da size her zaman sessiz kalacaktır."
Öyle ya bu ülkede ne Ethem Sarısülük yaşadı, ne Ali İsmail Korkmaz; hatta Berkin Elvan diye bir çocuk da hiç olmadı.
Suruç’ta gençler, Sultan Ahmet’te turistler bombalı saldırılarda ölmedi. Ankara’da son dört ayda 175 kişinin hayatını terör yüzünden kaybettiği de kuyruklu bir yalan olmalı.
Hafıza-i beşer nisyan ile malûl yani. Ne diyelim, Ziya Paşa söylesin bizim yerimize:
Onlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât
Bin türlü teseyyüp bulunur hânelerinde
Bin türlü teseyyüp bulunur hânelerinde
(Onlar ki dünyaya lâf ile nizam verirler. Onların evlerine gidip bakın, hânelerinde bin türlü ihmal ve düzensizlik görürsünüz.)
HASTA MI, YARALI MI?
Sağlık Bakanı Müezinoğlu terör saldırılarından sonra kameralar karşısına geçip "Şu anda hastanelerimizde, .... hastamız tedavi görüyor." diyor ya "hasta oluyorum."
BİRAZ DA OSMANLICA
Hem muannit, hem muhteris
Ne basiret-kâr, ne muktedir,
Sanırsın Hint kumaşı
İşi gücü mugalata.
(Osmanlı sevdalıları meramı anlarlar. Bırakalım böyle kalsın.) Ne basiret-kâr, ne muktedir,
Sanırsın Hint kumaşı
İşi gücü mugalata.






















