Hayatta herkesin bir “Alo Fatih”i yoktur, zati olamaz da ama, benim yurt genelinde her türlü haberi alabildiğim bir arkadaşım var, adı da Memet!.. Başım dara düştükçe onu arar, ondan sağlıklı ve son bilgileri alırım… Bir ulusal basın kuruluşunun en alt halkasından olsak da, görevimizi yaptığımıza inanıyoruz…
Efendim, 30 Mart günü yapılan Yerel Seçimler hepinizin malumu… Ben şimdiye kadar bu kadar itiraz edilen, bu kadar şaibe kokan, bu kadar karar değişikliği yapılan bir seçime şahit olmamıştım… Sağ - salimken bunu de gördük elhamdülillah…
Seçim günü gecesi ilk sonuçlar gelmeye başlayınca, herkes gibi ben de çok şaşırdım. Devletin Anadolu Ajansı (AA)’nın servis ettiği haberler, hiç birimizin içine sinmedi, aklımıza da yatmadı… Cihan Haber Ajansı (CHA) heklenmiş – ya da haklanmış, - tek seçim sonuçları AA’dan alınıyor, çok garip rakamlar açıklanıyordu…
Hemen bizim Memet’i aradım; “Alo Memet, Köyceğiz seçimleri ne oldu?” dedim. Memet bana; “Abi Köyceğiz’de çok küçük bir farkla CHP kazandı, yani Salih Erbay yine Başkan seçildi. Dalaman’da da az farkla CHP kazandı” dedi…
İlerleyen saatlerde İzmir, Aydın, Muğla’da CHP’nin çok önde olduğunu; Antalya, Ankara, İstanbul’da AKP ve CHP’nin “atbaşı” gittiklerini söyledi… Bir süre sonra kendisi beni arayıp; “Abi Ankara’da ve Antalya’da CHP kazandı, yani Mansur Yavaş Başkent Belediye Başkanı oldu. Yalova’da bir oyla CHP kazanmış. Mustafa Sarıgül de Kadir Topbaş’ı ha geçti, ha geçecek” dedi…
Geç vakitte ve biraz da rahatlamış olarak yattık… Ertesi günü sabah saatlerinde telefonum çaldı, arayan Memet’ti; “Abi, Köyceğiz’de AKP kazandı. Gece elektrikler kesildi; Enerji Bakanı, trafoya kedi girdiğinden elektriklerin kesildiğini söyledi. Ankara ve İstanbul’da AKP öne geçti, Eskişehir’de de CHP’nin kaybedebileceği söyleniyor” demez mi?
Öğleden sonra ben aradım; “Alo Memet, yeni haberler var mı?” diye sordum. Memet bana; “Abi Eskişehir, Köyceğiz’de ve Dalaman’da CHP kazandı. Yalova AKP’nin oldu… Ankara’da itiraz sonrası CHP öne geçti” dedi…
Kafam karmakarışıktı. Bu nasıl bir seçimdi, bu nasıl bir ülkeydi de, her saat başı sonuçlar böyle değişiyordu? Mübarek sanki resmî seçim değil de, çocukların köşe kapmaca oyunuydu…
Akşam saatlerinde yine Memet aradı; “Abi Köyceğiz AKP’nin oldu, Ankara’da…” dediği sırada tepem attı! Bütün gücümle bağırdım; “Yeter ulan, yeterrr!.. Seçim haberlerini kim yaparsa yapsın, benden paydos!.. Havuzdaki balık gibi, hiçbir sonuç ele-avuca sığmıyor, ben yapayım kardeşim!?” deyip, haber peşinde koşmaktan vazgeçtim…
Yahu, biz haberini yapmaktan bunaldık, kazananların isimlerini değiştirmekten bıktık-usandık, adamlar sonuçları değiştirmekten bıkmadılar!.. Bu halde-ameldeki bir ülkede ne politika yapılır, ne habercilik, ne de iktidarın dışında bir taraf tutulur!.. Zati sayın Başbakanımız da açık açık; “Taraf olmayan, bertaraf olur!” demişti ya… Hadi bana eyvallah dostlar, ben bertaraf olmak istemiyorum!.. Çünkü, kesin sonuçlar ne olursa olsun, artık bana göre bu durum; “Kedidir o, kedi” söyleminden ibarettir…






















