ABD’nin ele-avuca sığmayan Başkanı Donald Trump, 22 Haziran 2017 günü yaptığı bir basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlıyordu… Bir gazeteci; “Ekonominin başına zengin bir işadamını getirdiniz, bunun özel bir nedeni var mı?” dedi…
Başkan Trump; “Oraya fakir birini getiremezdim ya? Zati aklı olsa fakir olmazdı!.. Zengin olanlara bir bakınız, hepsi de akıllı, çalışkan ve becerikli insanlardır!.. Benim de bu atamayı yapmamın esas sebebi budur!” demişti…
Bir başka gazetecinin Meksika ile ilişkiler sorusuna da, yine aynı Trump; “Meksika’dan çekirge sürüsü gibi bizim topraklarımıza mülteci geliyor, içlerinde her türlü insan var!.. Ben bu sınıra yüksek duvarlar öreceğim, masrafını da Meksika Devleti’ne ödeteceğim!.. Ama ben bir iş adamıyım, bu duvarların üzerine güneş panelleri koyarak elektrik üretip, Meksika’nın masraflarını azaltmayı da düşünüyorum” demişti…
Trump’ın bu sözleri bize çok garip gelse de, hangisine gülüp, hangisine kızacağımızı bilemesek de; adamın kendi devleti menfaatlerini korumak için bunları söylediği düşünülebilir? ABD’de durum böyle de, ya bizde nasıl? Geçenlerde “Sayıştay Raporları” açıklandı, içinde bulunduğumuz hal ve gidiş önümüze dökülüverdi, herkesin ağzı bir karış açık kaldı…
--Diyanet İşleri Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin bütçesinin tam % 10 kadarını tek başına harcıyormuş… Ayrıca, bütçeden aldığı bu paraları faize yatırıp, yılda “2 Milyon 109 Bin TL” de faiz geliri kazanıyormuş… Hani faiz haramdı? Hutbelerinizde öyle diyordunuz ya!?
Yahu bu devletin 20 civarında Bakanı ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı var… Devletin bütün akçeli işlerini ve giderlerini bunlar yönetiyorlar!.. Diyanet İşleri Başkanlığı devletin-milletin hangi işini yapıyor da, hangi harcaması için bunlara bu kadar bütçe ayrılıyor!? Bunca kadrolu alınan imamı atayacak Cami bulunamazken; binlerce okula öğretmen bekleniyor, boşta gezen 500 Bin öğretmen de, bütçe darlığı nedeniyle kadro açılamıyor, okullara atanamıyor!.. Artık bu işin bir mercek altına alınma zamanı gelmedi mi?
--Cumhurbaşkanlığı’nın Beştepe’deki sarayının bir günlük harcaması, tam 1.284 asgari ücretlinin bir ayda aldıkları maaşları kadarmış, iyi mi? (1.284 x 2020 TL asgari ücret)… Bir yıllık giyim masrafı 10 Milyon TL, bir yıllık mutfak masrafı 5 Milyon 600 Bin TL imiş… Hadi yiyeceği, ikramı anladık da, 10 Milyon giyecek parası neyin nesi? Siz orada bir orduyu, fukara bir devlet insanlarını filân mı giydiriyorsunuz, ne!?
Bu rakamlar size abartılı gelebilir, bizim uydurduğumuzu falan düşünenleriniz olabilir? Yemin olsun bu rakamları devletin resmi kuruluşu olan “Sayıştay Raporları” nda yazıyor… İsteyen herkes internete girip, oradan da görebilirler…
Oturup biraz düşününce, biz emeklilere neden her yıl acınacak oranda zamlar verdikleri buralardan anlaşılıyor!? Yukarıdakilere bütçemiz yetmiyor ki, aşağıdaki bizlere de bir pay düşsün!.. Bize de kala kala, bütçenin buharından damlalara dönüşebilen minnacık kısımları kalıyor tabii…
Biz bunları şimdi öğrendik de, bizim aslan muhalefet partileri ne zaman öğrendiler acaba? Yoksa biliyorlardı da, tembelliklerinden mi bu zamana kadar ağızlarını açmamışlardı!? Tabii, iktidarın yerinde olsam, ben de böyle muhalefeti çırayla arar, ben de keyfime bakardım!.. Bu ülke nasıl, ne zaman ve kimler tarafından düzeltilecek acaba!?






















