Muğla
BIST10.641
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BTC/USD103068.33
Sakin KOŞAR

Sakin KOŞAR

Mail: sakin@demecgazetesi,com

Bu Partiler Kimin !?

 Bir ülkedeki demokrasinin en önemli ve birinci şartı olan çok sayıda “Siyasi Partiler” kurulur… Bunların yönetimleri belli süreler için seçimlerle belirlenir; Genel Başkanları, İl-İlçe-Belde Teşkilâtları, bir yere aday olanlar, hep partiye üye olanlar veya onların belirledikleri delegeler tarafından seçilirler… Biz buna “Demokrasi” diyoruz, “Çok Partili Yaşam” diyoruz, değil mi?
Türkiye, II. Dünya Savaşı sonrası Batı’nın baskıları ve rahmetli İsmet İnönü’nün de katkılarıyla, 1946 yılında demokrasiye, yani çok partili yaşama geçti… Türkiye, tam 70 yıldır çok partili yönetimle idare ediliyor…
Ancak, bir türlü vazgeçemediğimiz huylarımızı değiştiremiyoruz!.. Nedir bunlar?  1-Başa gelenler bir türlü koltuklarını bırakmak istemiyorlar, 2-Millet olarak biz de “Tek Lider” sevdamızdan bir türlü sıyrılamıyoruz!..
Çok gerilere gitmeye gerek yok… 07 Haziran seçimleri sonrası iktidar partisi 258 milletvekili ve muhalefet de (CHP+MHP+HDP) toplamda 292 milletvekili çıkardılar… Tam net olmasa da, millet artık yeni bir iktidar istediğini sandıklarda gösterdi…
Lakin, tam seçim sonuçları açıklandığında, zaten 80 milletvekili çıkarabilen MHP lideri sayın Devlet Bahçeli basının önüne çıkıp; “Yeni seçim istiyoruz, biz HDP’nin dahil olduğu bir iktidar istemiyoruz” dedi… Sayın Kemal Kılıçdaroğlu; “Sen Başbakan ol, şu halkın istediği koalisyon hükümetini gel kuralım” dedi, bu teklifi de geri çevirdi, iyi mi?
Bunu fırsat bilen iktidar yöneticileri, 01 Kasım’da yeniden erken seçime gitti ve birkaç ayda ülkede ne değiştiyse, bu sefer 317 milletvekili çıkarırken; MHP 80 milletvekilinin de yarısını kaybederek, son seçimde sadece 40 milletvekili çıkarabildi…
Bu olay üzerine, beklendiği gibi MHP’de parti içi muhalefet sesini yükselterek, MHP yönetiminin değişmesi için Kongre isteklerini dile getirmeye, Genel Başkan adayları çoğalmaya başladı… Beklenen ve olması gereken hadise bundan ibaretti…
Öne çıkan yeni MHP Genel Başkan adayları içinde en renkli kişi, şüphesiz ki sayın Meral Akşener oldu… İl İl, İlçe İlçe gezmeye başladı ve söylediği tek şey ise şuydu: “Ben Genel Başkan seçilirsem eğer, Başbakan olmak için seçileceğim!.. İlk genel seçimde bunu başaramazsam da, koltuğu hemen bırakacağım!” diyordu…
Zati bütün siyasi partilerin amacı ve hedefi nedir? Seçimi kazanıp, hükümet olmak değil midir? 07 Haziran seçimleri sonrası, sayın Bahçeli’ye “Sen Başbakan ol” dediler reddetti, Meral Hanım ise; “Ben Başbakan olmak için geliyorum” diyor… İki lider arasındaki anlayış farkını görüyor musunuz? Partililer hangi liderin arkasından giderler? Tabii ki Başbakan olmak isteyenin arkasında saf tutarlar!..
MHP’de Genel Başkanlık için şu anda 5 aday var… Süreç nasıl işler biz bilemeyiz, ama mevcut yönetim artık pek istenmiyor!.. Yoksa, 547 Kongre Delegesi yeni kurultay için bu kadar imza verirler miydi?
Sadece MHP’de değil, bütün partilerin yöneticileri artık şunu düşünmeli: “Bu parti kimin? Bu parti babamızın tapulu malı mı? Kaç seçim kaybettiğimiz halde, biz hâlâ ne hakla ve ne yüzle bu koltuklarda oturuyoruz?” sorusunu kendilerine sormalıdırlar diye düşünüyoruz… Haksızsak eğer, bu düşüncelerimizden ötürü mevcut yönetimlerden özür dileriz!..
Sakin KOŞAR…
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar