Muğla
BIST10.641
DOLAR42.2631
EURO49.0719
ALTIN5726.6
BTC/USD103068.33
Sakin KOŞAR

Sakin KOŞAR

Mail: sakin@demecgazetesi,com

Deri Ayakkabı, Fukara Köylünün Neyine (!?)

Cumhuriyet Gazetesi’nin 20 Kasım 2014 tarihli haberi aynen şöyleydi: “Oğlum yüzme bilmiyor’ sözüyle Türkiye’yi ağlatan, hayatını kaybeden işçilerden Tezcan Gökçe’nin annesi Ayşe Tezcan gibi, babası Recep Tezcan da ayağındaki eski ve yırtık lâstik ayakkabılarıyla yürekleri dağlamıştı… 
Bunun üzerine Karaman Valiliği harekete geçerek Ermenek Kaymakamlığı'na 'giydirin' talimatı verdi. 11 liralık yeni 'kara lastik' ayakkabılarıyla muhabirin sorularını yanıtlayan Recep Tezcan; "Ayakkabıları değiştirdiniz mi?" sorusuna "Valilik, Kaymakamlığa bildirmiş; Kaymakamlık da oradan alın giydirin demişler" dedi. Muhabirin “Sen mi istedin? Bunlar daha mı rahat oluyor?” sorusuna, “fark etmez… Bu da lâstik zaten. Şimdi giymem desem olmaz, almam desem olmaz. Madem getirmişler, giyeceğiz” şeklinde cevap verdi…
Haber aynen böyleydi… Posta Gazetesi ise manşetten ve tam sayfa fotoğraf yayınlamıştı…
O akşamki bütün duyarlı TV’lerin haber programlarında bu görüntüler, Recep Tezcan amcanın yırtık ayakkabılarıyla görüntüleri ve sözleri verildi, haberi izleyenlerin yürekleri dağlandı, çok sayıda insanımız gözyaşlarını tutamadılar…
Karaman Valisi Ermenek Kaymakamını arıyor, şehit madencinin babasına bir çift ayakkabı alınmasını emrediyor, Kaymakam Bey de, pazarlarda en fazla 7,5 lira ile 10 lira arasında satılan lâstik veya plastik bir ayakkabıyı adamcağıza gönderiyor!..
Güler misin, ağlar mısın!? Kızar mısın, bağışlar mısın!?
Koca koca üniversiteleri bitir, yöneticilik sınavlarını kazan ve İlçeye Kaymakam atan, yaşanan büyük üzüntüler sonrasında Vali seni arasın, bir fukara şehit babasına ayakkabı almanı istesin, sen kalk, baban yaşındaki koskoca adama lâstik pabuç gönder, olur mu!?
Hani biz çağ atlamıştık? Hani biz çok ileri gidip, zenginleşip, İMF’ye olan borçlarımızı ödedikten sonra, onlara kredi veren zengin bir devlet haline gelmiştik!?
Böyle bir devletin Ermenek İlçesi Kaymakamı, babası yaşındaki bir fakir adama 10 liralık lâstik ayakkabıyı mı layık görür, ha!? Ödeneğiniz mi yok? Siz mi duyarsız bir yöneticisiniz, yoksa devleti yönetenler bize hep yalan mı söylediler; hangisi doğru beyefendi !?
Bu ayıbı, sizi oralara atayan büyükleriniz duyunca neler olacak acaba?
Ankara’ya dikilen Bin Odalı “Ak Saray”a harcanan para orta yerde dururken, yeni alınan süper uçaklar, son model Mercedesler, kuzu gibi beslediğimiz 2 milyon Suriyeli herkesin gözü önündeyken, “Paramız Yok-Ödenek Yok” masalını kimseyi inandıramazsınız!.. Elin ülke kaçkınlarına her şey var, kendi fukara insanına zırnık yok, öyle mi?
Atalarımız; “Tok insan, açın halinden anlamaz” demişler… Ne kadar da doğru söylemişler…
Şehit işçinin annesi Ayşe Tezcan, su basan kömür ocağındaki ilk kaza günü şöyle demişti: “Şu başımıza gelene bakın, benim oğlum yüzme de bilmezdi, şimdi oradan nasıl sağ çıkacak?” deyip, hepimizi derinden yaralamıştı…
Sayın Karaman Valimiz ne yapar bilemeyiz de; ben olsam o Kaymakamı artık Ermenek’te tutmaz, vicdan muhasebesi gerektirmeyen pasif bir göreve atar, ya da kızağa çekerdim!..
Sadece bu olay değil, çok yakın tarihte ne gibi garip olaylara şahit olduk? Rüyada mıyız, neyiz!? 76 milyonun kafasına aynı anda saksı filân mı düştü? Ne bu duyarsızlık, umarsızlık, ne bu arsızlık ve yüzsüzlük!? Görüyoruz, duyuyoruz, okuyoruz, ama ne hikmettense hâlâ aynı yöneticiler tarafından yönetilmeye devam ediyor, çare ve çözümler üretemiyoruz!.. Bu ülke toptan uyuşturucu bağımlısı mı oldu, ne!? Bu kadar uyuşukluk niye!?
Şu olan – bitenin, şu aymazlıkların binde/ biri başka ülkelerde olsa, yemin olsun yer yerinden oynar, bunları yapan hiçbir yönetici o deri koltuklarında asla rahatça oturamazlar, oturtulmazlardı!..
Bir zamanlar birer Vali ile yönettiğimiz Tunus, Mısır gibi ülkeler bile uyandı, seçimlerde gereğini yapıp kurtuldular, biz hâlâ bir Muktedirin masallarını dinleyip, mışıl mışıl uyumaya devam ediyoruz… Layık olduğumuz gibi mi yönetiliyoruz, ne !?
Sahi, bu ucuzluk ‘Cizlavet’ ayakkabı, bir bakıma ona haddini ve sınıfını bildirme hareketi miydi acaba? Köylü Recep dede, kolunda 700 bin liralık saat olan eski Bakan gibi, ayağına ’10 Bin Dolarlık’ ayakkabı giyecek değildi ya? 10 liralık ‘kara cizlavet’ yeterdi tabii…
Sakin KOŞAR… 
Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar