Hep ciddi memleket yazıları yazacak değiliz ya, bugün biraz tatil yapıp, gündelik yaşam konu-ları yazalım, ne dersiniz? İyi… Bu izniniz için çok teşekkür ederim…
-- Torna ustası Köse Turgut, dükkânında yediği öğle yemeğinden sonra, kalan kırıntıları penceresi önündeki mermer eşiğe döküp, onları iştahla yiyen kumrulara ve serçelere dalgınca bakıp, bir yandan da seyrek içtiği cigara zıkkımını tüttürüyordu…
Elinde demir boruyla gelen Çıyan Ali bir süre onu izledi, sonra seslendi:
“Ulan gene nerelere dalıp gittin Köse Turgut, ödenecek kredi taksitlerini mi düşünüyorsun?” dedi…
Köse, abandığı yerden başını geri çevirip; “Yok yahu, şu biz salak insanlarla şu beleşçi kuşları düşünüyordum? Şunlara baksana; ödenecek çekleri, senetleri yok, everecekleri çocukları yok, onları okutma, ev sahibi yapma, düğün telâşları yok; buldukları yerde karınlarını doyurup yüksek ağaçlara tünemeye gidiyor, keyiflerine bakıyorlar… Oh oh ne tatlı hayat, sen sağ ben selâmet…” dedi.
Çıyan Ali hınzırca gülüp; “Oğlum sen bayağı iyi ustasındır, yap kendine iki kanat, kıçına bir kuyruk tak, sen de kuş ol, ormana git, orada özgürce yaşa madem” dedi…
Köse Turgut biraz kızdı; “Ulan Çıyan Ali; teyzenin tek kızını kaçırıp, bütün mirasına kondun, dünya senin için bayram yeri tabii! Geçim derdin yok, bizim gibi insanlarla dalga geçme, fena yaparım bak!” dedi.
Çıyan Ali elindeki boruyu uzatıp; “Hemen kızma be Köse, şaka yaptım yahu!.. Allah bizi böyle yaratmış, onları da öyle… İstesek de geri dönüşümüz var mı? Eşşek gibi çalışıp, dünya çilelerini çekerek yaşayacağız, bunu kafana takmaya bile gerek yok, boş ver!.. Kuş olmaya da fazla özenme; yarın bir gün ya bir kedinin pençesinde, ya bir yaramazın sapan taşı ucunda, ya da bir yırtıcı kuşun gagasında can verecekler, biz kendi işimize bakalım…”
-- Tarih Profesörü Bünyamin Bey, asistanı Yard. Doç. Davut ile yeni aldıkları son moda cep telefonlarını inceleyerek sohbet ediyorlardı. Prof. Dr. Bünyamin Bey: “Yıldırım Beyazıt'ın Niğbolu Zaferi'ni hatırlıyor musun Davut Bey?” dedi.
Doç. Davut; “25 Eylül 1396 yılındaki o büyük zaferi hatırlamaz mıyım efendim! Gece vakti Haçlı kuşatmasındaki kaleye giden Yıldırım Beyazıt; Niğbolu Kalesi komutanı Doğan Bey'e düşmanın gücünü ve durumunu sormaya gitmiş, önemli bilgileri alıp, yıldırım gibi geri gelmişti…”
Prof. Bünyamin Bey elindeki cep telefonunu göstererek; “Hah, işte tam da ben bunu demek istiyordum: Eğer o tarihlerde şu el kadar meret icat edilmiş olsaydı, koskoca padişah, onca tehlikeyi göze alıp da Niğbolu Kalesi'ne gider miydi? Kale komutanı Doğan Beye 'Alo' der, her şeyi kolayca sorup da öğrenmez miydi?”
Doç. Davut muzipçe gülüp; “Haklısınız efendim; Yıldırım Beyazıt zamanında cep telefonunun yanında, bir de Kürecik'e NATO'nun yerleştirdiği Patriot füzeleri de olsaydı, ordumuz hiç şehit bile vermeden Haçlı ordusunu yenerdi…” dedi.
-- Sağlıklarına çok düşkünleşiveren ve diyet tiryakisi olan iki emekli sohbet ediyorlardı. Daha genç olanı; “On gün önce nikotinin öldürücü etkisi olduğunu okuyup, sigarayı bıraktım” dedi.
Biraz yaşlı olanı: “Bravo iyi etmişsin, sonra?”
“On beş gün sonra da alkolün öldürücü olduğunu okudum, içkiyi hemen bıraktım…”
“Eee, sonra?”
“Yahu dün de seksin öldürücü bir şey olduğunu okumaz mıyım?”
“Yapma yahu!? Sakın eşinle de komşu ve kavgalı ülke oldunuz da, o işi de bıraktınız desene!?”
Genç olan emekli; “Yok öyle yağma; artık 'okumayı' bıraktım da, bu saçmalıklardan yakamı kurtardım” der…
-- Dört yıl önceki seçimlerde iki eski dost darılmışlardı. İkisi de aday değildi, yönetici değildi, parti üyesi bile değillerdi. Ama Kıl Mehmet, 40 yıllık arkadaşı Topal Yusuf'un dediği parti adayına oy vermemiş, kıllık yapmış ve küsmüşlerdi…
Geçenlerde Kıl Mehmet arkadaşını aradı, özür diledi, barıştılar. Dört yıldır ilk kez konuşmanın heyecanıyla, saatlerce birbirlerine çok kibar ve saygılı davrandılar. Kucaklaşıp ayrılırlarken, Topal Yusuf; “Bak Mehmet, geçen seferki bizim adayımız, önümüzdeki seçimde gene aday olacak. Bu sefer oy vereceksin değil mi?” demez mi?
İki dost gene küstüler ama, bu sefer bir daha barışacaklarına kimse ihtimal vermiyor…






















